23 04.2026

Beynimiz Aslında Bir Sanat Eseri: Greg Dunn ve Işıltılı Dünyası

|2026-04-23T22:52:45+03:0023 Nisan 2026|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Bugün size bilimle sanatın uyumunu anlatan şahane bir örnek göstermek istiyorum. Genelde beyni sıkıcı, gri, karmaşık bir yığın gibi hayal ediyoruz, değil mi? Greg Dunn ise bu algıyı tamamen tersine çeviren bir sanatçı olarak karşımıza çıkıyor. Greg Dunn, nörobilim laboratuvarından çıkıp sanat atölyesine giriyor ve beynimizdeki o deli elektrik akımlarını ışıkla yeniden çiziyor. Ortaya çıkan işler sadece göze değil, zihne de dokunuyor. Hep birlikte bu parıltılı dünyaya biraz daha yakından bakmaya ne dersiniz?

23 04.2026

Dijital Bir Ayna: Benliklerimiz

|2026-04-23T22:49:07+03:0023 Nisan 2026|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Günümüzde dijital dünya öyle bir noktaya geldi ki, artık en kişisel anlarımız bile onun etkisinden kaçamıyor. Gerçeklikle kurduğumuz ilişki de bambaşka bir hâle büründü. Bir anı yaşarken ne hissettiğimizden çok onu ne kadar güzel fotoğraflayabileceğimize ve paylaşabileceğimize bakıyoruz. Sosyal medya, sadece mesaj atıp haber aldığımız bir yer olmaktan çıktı; kendi hayatımızı sahnelediğimiz, süslediğimiz, başkalarına izlettirdiğimiz bir tiyatroya dönüştü. Düşünsene, sıradan bir günü bile sanki bir film sahnesiymiş gibi kurguluyoruz. Ve tüm bu süreç, bizi kendimize yabancılaştırıyor. İşte bu yazıda, tam da bu tuhaf yabancılaşmayı ve sıradan hayatı nasıl bir gösteriye çevirdiğimizi sizinle konuşmak istiyorum.

5 04.2026

Kedilerin Dünyasındaki Anlam Ve Bağ: Tanrılıktan Ev Arkadaşlığına

|2026-04-05T10:18:05+03:005 Nisan 2026|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Kediler için "nankör" diyenler aslında büyük bir yanılgının içine düşüyor. Onlar sadece geçmişteki tanrılık statülerini unutmuyorlar, itaat etmiyorlar ama çeşitli yollarla sevgilerini size gösteriyorlar. Antik Mısır'ın tütsü kokulu tapınaklarından günümüzün viral, hepimizi ekrana kitleyen tatlı kedi videolarına uzanan serüvenleri, aslında insanın doğayla kurduğu en inişli çıkışlı ve en derin, güzel bağın hikayesi. Sahiplenilmeyi ve itaat etmeyi reddeden, kafasına eseni yapan, sadece bize "eşlik etmeyi" seçen minik patili aristokratların, tarihin tozlu sayfalarından modern psikolojinin merkezine nasıl sızdığını ve bizlerle sessiz şekilde kurduğu eşsiz iletişime göz atalım.

26 03.2026

Evcil Hayvanlarla Kurulan Bağ: Sahiplikten Yoldaşlığa

|2026-03-27T00:00:41+03:0026 Mart 2026|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Dünyanın en doğal terapistine sahip olduğunuzun farkında mısınız? İnsan ilişkilerindeki maskelerin aksine, bizi sadece biz olduğumuz için seven yoldaşlarımızın; empati yeteneğimizi ve dijital dünyada kaybettiğimiz gerçeklik algımızı nasıl yeniden inşa ettiğini okuyun.

14 03.2026

Modern İnsan Neden Yalnız?

|2026-03-14T13:46:15+03:0014 Mart 2026|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Binlerce takipçi, bitmek bilmeyen grup sohbetleri ve ışığı hiç sönmeyen ekranlar... Peki, neden bu kadar 'çevrim içiyken' hiç olmadığımız kadar yalnızız? 'Bed rotting' (yatakta çürüme) akımından mükemmellik filtrelerinin arkasına saklanan maskeli ilişkilere kadar, dijital çağın içini boşalttığı insan ilişkilerine dair sarsıcı bir yüzleşme.

11 03.2026

Hayal Kurmak: Kaçış mı, Yol Haritası mı? Uyumsuz Hayal Kurmadan Vision Board’a

|2026-03-11T10:28:22+03:0011 Mart 2026|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Hepimiz hayal kurarız; peki bu hayaller bizi ileri mi taşır, yoksa yerimizde mi saydırır? Kaçış ile motivasyon arasındaki ince çizgi, yetişkinlikte sandığımızdan daha belirleyici olabilir. Yapıcı hayal kurmayı ve vision boardla bu gücü nasıl somutlaştırabileceğimizi konuşuyoruz.

10 12.2025

Zamanı Katlamak, Ajanda Tutmanın Sessiz Ritüeli

|2025-12-15T21:17:36+03:0010 Aralık 2025|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Her yılın başında, boş sayfalarla dolu yeni bir ajanda alıyoruz. Henüz yazılmamış günlerin verdiği o taze heyecan, sanki zamanı ellerimizin arasına alabileceğimiz duygusunu taşıyor. Ajanda tutmak, yalnızca plan yapmak değil; geçmişle geleceği aynı sayfada buluşturmanın da bir yolu. Bugünü yazıya dökerek, akıp giden zamana küçük bir direnç gösteriyoruz. Ama belki de asıl mesele planlamak değil de zamanı yakalayamama korkusunu kontrol altına alma çabası. Her sayfa, kontrol ettiğimizi sandığımız bir günü mühürlüyor.

7 12.2025

Seçememenin Ağırlığı, Sylvia Plath’in İncir Ağacına Yeniden Bakmak

|2025-12-07T12:25:53+03:007 Aralık 2025|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Sylvia Plath’in Sırça Fanusta kullandığı meşhur incir ağacı metaforu, yalnızca bir kadının gençlik kaygılarını değil, modern bireyin karar verememe hâlinin ağırlığını da anlatır. Bu yazı Plath’in incir ağacına yeniden bakarak “seçememe”nin psikolojik, kültürel ve duygusal boyutlarını yorumluyor.

16 11.2025

Edebiyatta Yalnızlığın Dönüşümü: Post-Pandemi Romanlarında Yeni Birey

|2025-11-28T19:40:16+03:0016 Kasım 2025|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Pandemi, yalnızlık kavramını kişisel bir duygu olmaktan çıkararak toplumsal bir deneyime dönüştürdü. Uzun süreler boyunca evde kapalı kalmak, hem kamusal yaşamı hem de insan ilişkilerini yeniden yapılandırıp tanımladı. Edebiyat da bu değişime ayak uydurdu: artık yalnızlık dediğimiz şey, sadece içe

20 10.2025

ZAMANDA VE MEKANDA KAYBOLMAK: FÜG

|2025-11-17T17:07:08+03:0020 Ekim 2025|(Yayın Ekibi: 2025-2026)||

Bir sabah uyandığında hafızan öylesine temizlenmiş oluyor ki, kim olduğunu bile bilemeyecek kadar her şeyi unutmuş oluyorsun. Ancak bu basit bir hafıza kaybı değil, psikolojik bir hastalık. Burada hasta kendi kişiliğini, anılarını ve çevresini reddediyor. Böyle bir sabaha uyanan hasta ise çareyi kaçıp yeni bir hayatın peşine düşmekte buluyor. 

17 09.2025

Ekran Arkası Yalnızlık

|2025-11-28T19:41:17+03:0017 Eylül 2025|(Yayın Ekibi: 2024-2025 / İz Ekibi)||

Sabah gözümüzü açar açmaz elimiz telefona gidiyor. Ekranda beliren bildirimler, sosyal medya akışları, yeni mesajlar… Etrafımız sanal arkadaş listeleri, takipçi sayıları ve gruplarla dolup taşarken derinlerde hissettiğimiz o yalnızlık duygusunun neden bir türlü azalmadığını hiç düşündük mü? Kaynak: ntv.com.tr

6 09.2025

Çalışma Hayatında Görünmez Şiddet

|2025-09-17T19:22:29+03:006 Eylül 2025|(Yayın Ekibi: 2024-2025 / İz Ekibi)||

Günümüz çalışma yaşamında üretim biçimlerinin esnekleşmesi, rekabetin sertleşmesi ve iş güvencesinin azalması, çalışanların üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Bu baskı, kimi zaman doğrudan performans beklentileri üzerinden, kimi zaman da görünmez şiddet biçimleriyle kendini göstermektedir.

9 08.2025

Yekta Kopan’ın “Şarkısı Çocukluğun” Öyküsünde Nesnelerin Psikolojik Rolü

|2025-08-11T16:23:10+03:009 Ağustos 2025|(Yayın Ekibi: 2024-2025 / İz Ekibi)||

Edebiyat, yalnızca kelimelerle inşa edilen bir dünya değildir; aynı zamanda nesneler aracılığıyla da derinlik kazanan, anlam katmanları barındıran bir sanattır. Nesneler, anlatılarda salt fiziksel varlıklar olmaktan çıkıp bireylerin hafızasını, kayıp duygusunu ve kimlik inşasını şekillendiren semboller hâline gelir. Özellikle travmatik

25 07.2025

Psikoakustik Manipülasyon: Reklam Müziklerinin Duygusal Karar Mekanizmasına Etkisi

|2025-11-28T20:24:20+03:0025 Temmuz 2025|(Yayın Ekibi: 2024-2025 / İz Ekibi)||

Bir alışveriş merkezinde ya da sosyal medyada gezerken kulağımıza takılan o tanıdık melodi, kimi zaman biz fark etmeden bizi bir ürüne yaklaştırır. Bazen neyi neden seçtiğimizi bilmeyiz; ancak bir jingle zihnimizde dönüp dururken bir marka aniden “bizden biri” gibi hissettirebilir.

21 04.2025

TAMAMLANMAMIŞ İŞLERİN ZİHİNSEL YÜKÜ: ZEİGARNİK ETKİSİ

|2025-11-28T19:42:40+03:0021 Nisan 2025|(Yayın Ekibi: 2024-2025 / İz Ekibi)||

Zeigarnik etkisi; henüz sonuca ulaşmamış veya yarıda kalmış işleri ya da yaşananları, tamamlanmış olanlara kıyasla insan zihnini daha fazla meşgul ettiğini ve bu nedenle onları daha iyi hatırlama eğiliminde olduğumuzu açıklayan psikolojik kavramdır. Bu etki, Litvanya kökenli Sovyet psikolog ve psikiyatr Bluma Zeigarnik tarafından 1927’de keşfedilmiştir.

25 03.2025

STANFORD HAPİSHANE DENEYİ: GÜCÜN ROLLERLE BULUŞMASI

|2025-07-30T13:53:26+03:0025 Mart 2025|(Yayın Ekibi: 2024-2025 / İz Ekibi)||

1971 yılında yapılan Stanford Hapishane Deneyi, insanların bulundukları rollerde gücünü nasıl kötüye kullanıp canavarlaşabileceklerini çarpıcı bir şekilde göz önüne koymuştur. Yazımda normal şartlarda 2 hafta sürmesi beklenen deneyin neden yarıda kesildiğinden ve gücün insanlar üzerindeki etkisinden bahsedeceğim. İyi okumalar!

Go to Top