21. yüzyılın başlamasıyla birlikte insanlar artık fiziksel mekanların yanında dijital evrenlerde de var olmaya başladı. Özellikle gençler için bir yaşam biçimi haline gelen dijital dünya, coğrafi sınırların ötesinde yeni kültürel kimlikler oluşturarak onları yeniden şekillendiriyor. Bu yazımda sizlere ağırlıklı olarak oyunlar üzerinden gerçekleşen ”yurtsuzlaştırma ” kavramından bahsedeceğim. Keyifli okumalar.
Yersiz-yurtsuzlaştırma Nedir?
Basit bir tanımla, kültürel bağlar veya kuralların bir yerden koparılması fakat tamamen kaybolmaması durumudur. Hemen ardından yeniden yurtlanma süreci gelir, yani kopan kültürel unsurlar dijital dünyada yeniden yer bulur. Dijital oyunlar sayesinde kültür, akışkan hale gelerek dünyada dolaşıma çıkabiliyor.
Metaverse: Yeni Dijital Yurt
Metaverse, internetten farklı olarak mekansal ve sosyal bir deneyim sunuyor. Bu mecrada insanlar kendilerini bir ülkenin vatandaşı gibi değil, küresel bir dijital ağın parçası gibi hissediyor. Burası ayrıca kullanıcıların aynı anda farklı ortamlarda bulunmasına izin veriyor. Örneğin, Roblox’ta Brezilya veya Japonya temalı bir dünyaya girmek, sadece bir mod seçimi gibi basite indirgenmiş durumda.

Kültürel Mirasın Dijital Korunması
Teknoloji, kültürü toprağından koparsa da ona yeni bir yaşam alanı sunuyor. Dijital İade temalı projeler sayesinde kaybolmuş eserler, 3D taramalarla yeniden topluluklara ulaştırılabiliyor. UNESCO’nun desteklediği bu projeler, gençlerin Metaverse içerisindeki tarihi yapılarla etkileşime girmesine olanak sağlıyor. Böylece kültür, dijital ortamda ölümsüzleşiyor.
Roblox: Gençler için Dijital Arena
Roblox, bir oyun olmanın ötesine geçerek kimlik, yaratıcılık ve sosyal etkileşimin birleştiği bir kültürel alan haline geldi. Bir önceki yazımda da bahsettiğim üzere kullanıcılar pasif tüketici olmaktan çıkarak aktif üreticilere dönüştürmektedir. Özellikle Gen Z ve Gen Alpha, kendi dünyalarını kurarak kendi kurallarını yazıyor. Böylece kültür, artık ebeveynden çocuğa değil, akranlar ve platformlar üzerinden aktarılıyor.
Bir çocuk yerel bir halk oyununu öğrenmek yerine, Roblox’ta popüler bir dans figürünü satın alıp sergilemeyi tercih edebiliyor. Bu da bize, kültürel sermayenin fiziksel dünyadan dijital dünyaya taşındığını gösteriyor.

Charli XCX’nin Figürü
Kültürel Hegemonya ve Amerikanlaşma
Dijital platformlarda sınırların kalkması, elbette tüm kültürlerin eşit temsil edildiği bir ortam yaratmıyor. Çoğu zaman Amerikan kültürü baskın hale geliyor diyebiliriz. Roblox, Amerikan kökenli bir platform olduğu için oyun mekanikleri de bu değerleri taşıyor. Kullanıcıların sürekli olarak bireysel başarı, rekabet hissine kapılması aslında kapitalist değerlerin oyunlaştırılarak gençlere sunulduğunu gösteriyor. Örneğin, Robux biriktirerek sanal bir ‘villa’ sahibi olmak, çocuklar için küresel kapitalist değerleri içselleştirmenin bir yolu haline geliyor.
Tabii ki yerel kültürler de tamamen pasif değiller, örneğin Türkiye’deki bazı mod geliştiricileri; Türk bayrağı, cami mimarisi veya İstanbul sokaklarını simüle ederek kendi kültürlerini dijital dünyada görünür kılabiliyor.

ArtStation – Jason Hall
Yeni Bir Dil
Dil, kültürün en güçlü taşıyıcısıdır. Bu sebeple de oyun dünyasındaki dil kullanımı da kültürü değiştiriyor dersek yanılmayız. Roblox gibi platformlar, küresel bir ”oyuncu dili” yaratmaktadır.
”GG”(Good Game), ”AFK”(Away From Keyboard), ”Noob”(Ezik), ”Bug” (Hata / Açık) gibi terimler artık dünya çapında gençlerin ortak dili haline geldi. Kısacası dil, geldiği yerden biraz kopuyor ve dijital dünyanın hızına uyacak şekilde daha pratik, daha ortak bir hale geliyor.
Ulus-Devlet ve Dijital Dünyada Direniş: Türkiye’de Roblox Engeli
Dijital dünyada sınırların kalkması, devletler için de büyük bir gerilim yaratıyor. Türkiye’nin 7 Ağustos 2024’te Roblox’a getirdiği erişim engeli bunun en somut örneği. Türkiye’nin ardından farklı ülkelerde de Roblox’a yönelik erişim engellerinin artması, ulus devletlerin sınırları belirsiz dijital alanlar karşısında kendi toplumsal düzenlerini, değerlerini ve denetim mekanizmalarını koruma refleksi olarak okunabilir. Fakat bu yasak, milyonlarca çocuk ve aile için bir boşluk yarattı. Roblox onlar için arkadaşlarıyla buluştukları bir dijital meydandı. Bu meydanın kapanması, birçok kişide dijital vatansızlık ve yalnızlık hissi uyandırdı. Hukukçular ise toplu yasaklamanın ölçüsüz olduğunu, sadece sorunlu içeriklerin engellenmesi gerektiğini savundu.
Video oyunlarında yersiz yurtsuzlaştırma, modern insanın mekan, zaman ve kimlik ile ilişkisini değiştiriyor. Coğrafi sınırlar yerini küresel bir köye bırakıyor. Bu süreç bana göre bir kayıp değil, bir dönüşüm. Önemli olan, yerel değerlerin küresel bir dille yeniden üretilebildiği güvenli ve kapsayıcı dijital yurtlar kurabilmek. Geleceğin toplumu, aidiyetini hem toprağında hem de dijital evrende aynı anda yaşayabilen bireylerden oluşacaktır.
Kaynakça
- Deleuze, G., & Guattari, F. (2012). Kapitalizm ve Şizofreni 1: Anti-Ödipus. Ege, H. Erdoğan, M. Alpyiğit (Çev.). Ankara: Bilim ve Sosyalizm.
- Lefebvre, H. (2014). Mekânin üretimi. Çev.: Işık Ergüden), Sel Yayıncılık, İstanbul.
- https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_banned_video_games_by_country

Yorumunuzu Yayınlayın