Ev, çoğu zaman yalnızca içinde yaşadığımız dört duvardan, kapalı kapılardan ve dört duvardan ibaret değildir. “Ev” dediğimiz nedir, Aidiyet? Güven? His…
“Evdeyim” dediğimizde yalnızca bir adresten mi söz ederiz, yoksa rahatladığımız, konforlu bulduğumuz herhangi bir yerden mi; bir insandan yahut bir zihinsel rahatlama haline mi? Psikoloji literatürü buna şu açıdan cevap verir: İnsan zihni belirli mekanları, hatta bazen insanları sıcaklık ve aidiyet duygularıyla özdeşleştirir; tıpkı ev kavramı gibi bunlar da insanlar için farklı anlamlar taşır. Bu yüzden ev kavramı yalnızca bilinen anlamıyla çatısı olan duvarlarla değil; hislerle tanımlanır.

Gemini
MEKANDAN DUYGUYA: EV KAVRAMININ DÖNÜŞÜMÜ
Modern şehir yaşamında ev artık yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan bir alan olmaktan giderek uzaklaşmıştır. Günümüzde ev kavramı kapsamı dinlenme, çalışma, sosyalleşme ve kişisel alan gibi birçok işlevi aynı anda barındırıyor. Pandemi sürecinde de “Hayat Eve Sığar” mottosuyla beraber bu durum daha da görülür hale geldi. Hepimiz uzun süre evlerimizde normalde geçirdiğimizden çok daha fazla vakit geçirdikçe, mekanın yalnızca fiziksel değil psikolojik de bir sığınak olduğunu gözle görülür şekilde deneyimledik. İşlerimizi, tüm bir eğitim hayatımızı eve sığdırdık. Kimileri bu duruma çok çabuk adapte olurken kimilerinde depresyon vb. belirtiler ortaya koydu. Bu durumu psikolojinin de söylediği gibi herkesin eve farklı anlamlar yüklemesine de yorabiliriz. Nitekim kimi için ev o zamanlar bir hapisken kimileri bu dönemin hiç bitmemesini istemişti.
AİDİYET VE YUVA HİSSİ
Fransız sosyolog Pierre Bourdieu, mekanların sadece fiziksel değil, aynı zamanda sosyal anlamlar taşıdığını vurgular. Bir ev, içinde kurulan ilişkiler sayesinde “yuva” haline gelir veya bu durum tam tersidir. Aile üyeleri, paylaşılan anılar, günlük ritüeller ve küçük alışkanlıklar bu yuva duygusunu inşa eder. Bu yüzden bazı insanlar çocukluk evlerinden ayrıldıklarında yalnızca bir mekanı değil, bir duyguyu da geride bıraktıklarını hissederler. Bir başka örnek vermek gerekirse de küçükken evinin dışında bir yerde yatıya kaldığında çok mutlu olan çocuklar varken, gecenin bir vakti ailesini arayarak kendisini almasını isteyen çocuklar da olabilir. Onlar için yuvaları, bir gece bile kopamayacakları yerlerdir; uzaklaştıklarında evsiz hissederler.

Aile Dizisi Show TV
GÖÇ, HAREKETLİLİK VE EV ARAYIŞI
Giderek artan hareketlilik ve küreselleşme, ev kavramının daha da karmaşık hâle gelmesine neden olmuştur. Eğitim, iş veya ekonomik nedenlerle şehir değiştiren insanlar için ev artık yalnızca bir adres olmayabilir. Kişi, “Sizin olduğunuz her yer benim evimdir” diyerek ev kavramını ailesine atfedebilir. Aynı şekilde bir insan, doğduğu şehri “memleket”, yaşadığı şehri “ev”, kurduğu sosyal çevreyi ise “aidiyet alanı” olarak tanımlayabilir. Bu gibi birçok örnek, ev kavramının giderek daha çok duygusal ve sembolik bir anlam kazandığını göstermektedir.

Gazete Kadıköy
MİMARİ VE PSİKOLOJİK GÜVEN
Mimarlık teorisinde ev, bireyin kendini güvende hissettiği alan olarak tanımlanır. Tanınan sesler, tanıdık kokular ve tekrar eden günlük rutinler zihinde güven hissi oluşturur. Bu yüzden insanlar yeni bir eve taşındıklarında o mekânın gerçekten “ev gibi hissettirmesi” için zamana ihtiyaç duyar ve yaşadıkları alanı kişiselleştirmek için bazı öznel dekorasyonlara başvururlar. Bunların yanında mekân, ancak anılar biriktikçe duygusal anlam kazanır.
Sonuç olarak ev yalnızca duvarlardan ve çatılardan oluşan bir yapı değildir. Ev, insanın kendini güvende hissettiği, anılarını biriktirdiği ve kimliğinin bir parçasını inşa ettiği bir duygusal alandır. Bu nedenle bir şeye ev demek için bazen bir şehir, bazen bir oda, bazen de sevilen insanların varlığı yeterli olabilir. Kısacası ev çoğu zaman bir adres değil, bir histir.
KAYNAKÇA
- Bachelard, G. (2013). Mekânın Poetikası. İstanbul: İthaki Yayınları.
- Bourdieu, P. (2015). Sermaye Biçimleri. İstanbul: Heretik Yayıncılık.
- Relph, E. (1976). Place and Placelessness. London: Pion.
- Tuan, Y. F. (1977). Space and Place: The Perspective of Experience. University of Minnesota Press.

Yorumunuzu Yayınlayın