Güzellik artık doğuştan gelen bir özellik değil, sürekli güncellenmesi, iyileştirilmesi  gereken bir süreç olarak kurgulanıyor. Bu süreç, bireysel bakımın ötesinde, tüketim kültürü, dijital görünürlük ve toplumsal normlarla şekillenen bir sistemin parçası haline geliyor.

Bitmeyen İyileştirme Döngüsü: Asla “Yeterince İyi” Olmamak

Güzellik eskiden daha çok sabit bir özellik gibi düşünülürdü. İnsanlar ya güzeldi ya da değildi. Bugünse bu düşünce neredeyse tamamen değişti. Artık mesele güzel olmak değil, daha iyi bir versiyonuna ulaşabilme ihtimali. Cilt bakımı, spor, estetik müdahaleler, beslenme düzenler, bunların hepsi tek bir fikrin etrafında dönüyor: her zaman daha iyisi mümkün.

Ama bu süreç hiçbir zaman tamamlanmıyor. Bir şey düzeldiğinde başka bir şey dikkat çekmeye başlıyor. Küçük bir değişim yeni bir eksik hissi yaratıyor. Bu yüzden güzellik artık ulaşılabilen bir durum değil, sürekli ertelenen bir hedef gibi.

Pinterest

Bedenin Projeleştirilmesi: Kontrol Altında Bir Kimlik

Bugün beden yalnızca var olan bir şey değil, üzerinde çalıştığımız bir alan. Nasıl göründüğümüz, ne kadar bakımlı olduğumuz ya da kendimize ne kadar özen gösterdiğimiz giderek daha görünür hale geliyor. Bu da bedeni, sadece fiziksel bir görünüş olmaktan çıkarıp bir tür kimlik göstergesine dönüştürüyor.

Modern dünyada beden giderek bir proje haline geliyor. Yani tamamlanmış bir şey değil sürekli üzerinde çalışılması gereken bir süreç. Bu noktada ilginç olan, kimse bizi zorlamıyor gibi görünüyor ama yine de kendimizi sürekli kontrol ediyoruz. Daha iyi görünmek, daha fit olmak, daha bakımlı olmak, bunlar zamanla bir tercih olmaktan çıkıp alışkanlığa, hatta beklentiye dönüşüyor.

Dijital Görünürlük: Karşılaştırmanın Hiç Bitmemesi

Bu sürecin en görünür olduğu yer ise sosyal medya. Her gün yüzlerce, hatta binlerce yüz görüyoruz. Çoğu filtrelenmiş, düzenlenmiş, en iyi haliyle paylaşılmış görüntüler. Gerçek ile kurgu arasındaki fark giderek görünmez hale gelmeye başlıyor. Böyle bir ortamda insan kendine sadece aynada bakmıyor, başkalarıyla kıyaslayarak bakıyor. Yapılan çalışmalar da bunu destekliyor. Sosyal medyada görünüş üzerinden yapılan karşılaştırmaların, bireylerde yetersizlik hissini artırdığı biliniyor. Bu yüzden artık mesele sadece nasıl göründüğümüz değil, başkalarına göre nasıl göründüğümüz.

Pinterest

Bakım mı, Zorunluluk mu?

Kendine bakmak, iyi hissetmek ya da sağlıklı yaşamak sorunlu şeyler olmasa da bu pratiklerin ne zaman bir zorunluluğa dönüştüğünü fark etmek zorlaşıyor. Bir süre sonra bakım, bir tercih olmaktan çıkıp yapılması gereken bir şeye dönüşebiliyor. Özellikle kadınlar için bu baskı daha da belirgin.

Beden yalnızca bireysel bir alan değil, aynı zamanda toplumsal beklentilerin yansıdığı bir yüzey. Bu yüzden bakımlı olmak çoğu zaman sessiz bir zorunluluk gibi işliyor, yapılmadığında eksiklik hissi yaratan bir zorunluluk…

Hiç Bitmeyen Bir Süreç: Güzellik

Güzellik artık bir sonuç değil. Daha çok devam eden bir süreç. Tamamlanmayan, sürekli güncellenen ve çoğu zaman yeterli hissettirmeyen bir süreç. İnsan kendini geliştirdikçe iyi hissetmek yerine, daha yapacak çok şey olduğunu fark ediyor. Bu da güzelliği bir hedef olmaktan çıkarıp, sürekli ertelenen bir noktaya dönüştürüyor. Belki de mesele güzel olmak değildi, hiçbir zaman tam olarak yeterli hissetmemekti…

Kaynakça:

  • Türk, G. D., & Bayrakci, S. (2020). Sosyal Medya ve Toplumda Değişen Estetik İşlem Yaptırma Algısı. AJIT-e Academic Journal of Information Technology, 10(39).
  • Köse H. (2011). TÜKETİM TOPLUMUNDA BİR “SOSYAL BEDEN” KURGUSU OLARAK KADIN. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Düşünceler Hakemli E-Dergisi, 6, 25-46.
Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.