Eurovision denilince aklımıza hep o ışıltılı kıyafetler, birbirine benzeyen ritmik pop şarkıları ve görsel şovlar geliyor, değil mi? Aslında 2006 yılına kadar Eurovision; kimseyi rahatsız etmeyen standart pop şarkılarının, aile dostu dansların ve duygusal ballad’ların sergilendiği çok güvenli bir sahneydi. Fakat 2006 yılında Yunanistan’ın başkenti Atina’da yarışmayı kökten değiştirecek bir şey oldu. Finlandiya’dan gelen lateks maskeli, boynuzlu ve baltalı bir hard rock grubu olan Lordi, “Hard Rock Hallelujah” isimli şarkısıyla birinci oldu. Eurovision serisinin ikinci yazısında; canlı olarak izlediğim ve aklımda kalan en etkileyici performanslardan biri olan Lordi’nin hikayesini yazmak ve sizlerle paylaşmak istedim. Keyifli okumalar…

Finlandiya’nın Bitmek Bilmeyen Çilesi

Lordi’nin zaferinin neden bu kadar büyük bir devrim olduğunu anlamak için önce Finlandiya’nın Eurovision geçmişine göz atmamız gerekiyor. Finlandiya, yarışmaya ilk kez katıldığı 1961 yılından 2005 yılına kadar geçen koca 45 yılda tam anlamıyla bir hüsran yaşamıştı. Sekiz kez yarışmayı sonuncu bitiren kuzeyliler, aynı zamanda tam üç kere (1963, 1965, 1982) sıfır puan alarak evlerine döndüler. O zamana kadar elde ettikleri en büyük başarı, ta 1973 yılında Marion Rung ile aldıkları altıncılıktı.

Bu başarısızlıklar zinciri, Finlandiya halkında artık bir ulusal travma haline gelmişti. Kendilerine olan güvenleri kırılmış, “Avrupa bizim müzik zevkimizi asla sevmeyecek, biz onlara uymuyoruz,” düşüncesi iyice yerleşmişti. İşte tam da bu umutsuz ortamda, 2006 yılındaki ulusal elemeleri Lordi kazanınca ülkede adeta kıyamet koptu. Halkın yüzde 42’si onlara oy vermişti ancak eleştirmenler ve bazı devlet yetkilileri saç baş yoluyordu. “Zaten Avrupa’da imajımız kötü, bir de bu canavar kılıklı adamları mı göndereceğiz?” diye endişe ederek yarışmaya geleneksel bir halk şarkıcısı göndermeyi savundular. Fakat halkın kararı kesindi; Lordi Atina biletini kapmıştı.

Gerçek Bir Rock Grubu ve Atina Sahnesi

Peki kimdir bu Lordi? Onlar, sırf Eurovision’da dikkat çekmek için bir araya getirilmiş öylesine bir proje falan değildi. Tomi Putaansuu (namıdiğer Mr. Lordi), grubu ta 1992 yılında Finlandiya’nin Rovaniemi kentinde kurmuştu. 1980’lerin KISS ve Twisted Sister gibi efsanevi gruplarının o gösterişli sahne şovlarından ilham almışlar ve bu stadyum tarzını korku sineması estetiğiyle birleştirmişlerdi. Üstelik yarışmadan yıllar önce, 2002’de çıkardıkları bir şarkıyla Finlandiya’da liste başı bile olmuşlardı.

Şarkıları “Hard Rock Hallelujah” sert bir rock parçasıydı ama çok iyi kurgulanmıştı. Eurovision seyircisinin aklına kolayca kazınacak o sakız gibi yapışan pop nakarat formülünü barındırıyordu. Şarkı sözlerinde kıyamet senaryoları gibi temalar geçiyordu ama Mr. Lordi bunların tamamen eğlence amaçlı yazıldığını, işin içinde herhangi bir dini mesaj veya inanç beyanı olmadığını özellikle belirtiyordu.

Lordi, Karnaval

Atina’daki final sahnesine çıktıklarında ise görsel bir şölen yaşattılar. Atina inanılmaz sıcaktı ama onlar o kalın, karmaşık lateks canavar kostümlerini bir an bile çıkarmadılar. Mr. Lordi’nin ayaklarında onu 30 santim daha uzun gösteren devasa platform ayakkabılar vardı ve şarkının zirve yaptığı anda sırtından dev mekanik yarasa kanatları açılıyordu. Sahnede resmen bir ateş şovu vardı. Şarkının girişinde patlayan alev topları, gitarist Amen ve basçı Ox’un gitarlarından saçılan kıvılcımlar ve Mr. Lordi’nin elindeki iki başlı savaş baltasından fışkıran ateşler herkesi büyüledi. Bu kadar ürkütücü görünmelerine rağmen ülkelerine olan sevgilerini de unutmadılar; Mr. Lordi kafasına üzerinde Finlandiya bayrağı olan bir şapka takarak sahneye çıktı.

Alamy

O gece rakipleri de oldukça iddialıydı. Mesela Rusya’dan Dima Bilan piyanodan çıkan bir balerinle, Yunanistan’dan Anna Vissi ise rüzgâr makineleri ve ışık şovlarıyla sahnedeydi. Ancak seyirci; Lordi’nin bu plastik olmayan, orijinal ve agresif şovunu diğerlerine göre çok daha samimi ve gerçekçi buldu.

Şeytan Bunlar Tepkileri ve Oy Rekoru

Tabii ki her yenilik gibi onlar da ciddi tepkilerle karşılaştılar. Özellikle ev sahibi Yunanistan’da işler iyice karıştı. Bazı dini gruplar, Lordi’nin “şeytani” ve “kötü” olduğunu iddia ederek Finlandiya’nın yarışmadan çekilmesi için protestolar düzenlediler. Mr. Lordi, medyanın karşısına geçip “Biz sadece yapan bir grubuz, şeytanla hiçbir ilgimiz yok. Bu kıyafetler bizim ticari markamız ve eğlence aracımız,” diyerek kendini savunmak zorunda kaldı. İşin ironik tarafı, grubun zaten “Şeytan Bir Kaybedendir” anlamına gelen (Devil is a Loser) eski bir şarkısı vardı ve bu şarkıda şeytan figürüyle dalga geçiyorlardı.

İşin en güzel taraflarından biri ise Yunanistan’daki muhafazakâr kesimin bu protestolarına rağmen, yarışma akşamı Yunan halkının Finlandiya’ya tam 12 puan vermesiydi. Bu durum, gençlerin dini kurumlara karşı bir başkaldırısı olarak da yorumlanmıştır.

Oylama sistemi o dönem tamamen halk oylamasına dayanıyordu. Ben de dahil olmak üzere Türkiye’den birçok kişi SMS olarak oylarımızı gönderdik. Lordi, finalde akıl almaz bir performans sergileyerek 292 puanla o güne kadarki en yüksek puan rekorunu kırdı. Üstelik bu oyları sadece tek bir coğrafyadan almadılar; İngiltere, İsveç, Polonya, Yunanistan ve Estonya gibi birbirinden tamamen farklı müzikal zevklere sahip ülkelerden 12 tam puan almayı başardılar. Bu bize çok net bir şey gösterdi: Eurovision izleyicisi sadece pop sevenlerden oluşmuyordu. Evlerinde oturan devasa bir kitlesi ve standart şarkılardan sıkılıp tepki oyu veren büyük bir kalabalık vardı.

Best of Nordic

Zaferin Ardından Finlandiya

Bu zafer, Finlandiya’nın üzerindeki ölü toprağını resmen atmasını sağladı. Grup ülkelerine döndüğünde Helsinki’de onları 80.000 kişilik dev bir kalabalık karşıladı ve hep bir ağızdan şarkıyı söylediler. Finlandiya Cumhurbaşkanı Tarja Halonen, grubu özel olarak tebrik edip bu başarıyı açık fikirliliğin zaferi olarak tanımladı. Bir gecede, “Eurovision’un ezik ülkesi” Finlandiya gitmiş; yerine “kültürel yenilikçi” ve havalı bir Finlandiya gelmişti. Aslında 2000’lerin başında HIM ve The Rasmus gibi gruplarla ülkenin müzik pazar değeri zaten 5 kat artmıştı. Ancak Lordi’nin bu zaferinin ardından heavy metal, tam anlamıyla Finlandiya’nın dünyaya sunduğu bir milli marka haline geldi.

Sonraki yıllarda bu miras devam etti; 2021’de Blind Channel ve 2023’te Käärijä gibi isimler modern tarzlarıyla Eurovision’da büyük başarılar yakaladılar. Tabii ki 2007’de yarışmaya ev sahipliği yapmak, Helsinki’ye büyük turizm ve altyapı yatırımları da kazandırdı.

Cumhurbaşkanı Tarja Halonen ve Mr. Lordi,  Savon Sanomat

Bugüne Uzanan Miras ve Etkiler

Lordi’nin bu zaferi, Eurovision’u düzenleyen Avrupa Yayın Birliği (EBU) için aynı zamanda bir uyarı zili oldu. Özellikle 2007 ve 2008 yıllarında Doğu Avrupa ülkelerinin birbirine blok oy vermesi yetkilileri rahatsız etti. Sadece görsel şova ve tuhaflığa dayanan gösterilerin yarışmayı ele geçirmesinden korktular.

Bunun sonucunda 2009 yılında çok kritik bir kural değişikliği yapıldı: Oylamanın yüzde 50’si profesyonel jürilere devredildi. EBU’nun amacı; müzikal kaliteyi ve vokal yeteneği öne çıkarmak, abartılı şovları sınırlandırmak, komşu ülkelerin blok oylamalarını kırmak ve yarışmanın müzikal çıtasını yukarı taşımaktı. Müzik analistleri, jürilerin genellikle “radyolarda çalınabilir” standart pop şarkılarını daha çok sevdiği için, bugünkü sistemde Lordi gibi sert bir grubun birinci olmasının çok daha zor olduğunu belirtiyorlar.

Ancak Lordi’nin Atina’da açtığı o devasa kanatlar, Eurovision’un sadece bir şarkı yarışmasının ötesinde, dev bir teknolojik sahne şovu olduğunu tüm Avrupa’ya gösterdi. O kanatların açılışı, modern Eurovision tarihindeki ilk gerçek viral anlardan biridir. Lordi’nin sahnedeki teknolojik şovu, sonraki yıllarda yarışmayı düzenleyen ülkeleri görkemli olma yarışına soktu. Örneğin; 2009’da Moskova’da o güne kadarki en büyük LED ekranlar kullanıldı, 2010’da Oslo’da son derece sofistike ışık efektleri tasarlandı ve 2016’da Stockholm sahnesi akıl almaz bir görsel şölene dönüştürüldü.

Eurovision 2025 Sahnesi, Eurovisionworld

En önemlisi de Lordi, rock ve metal gruplarına “Eurovision bizim için uygun değil” önyargısını yıktırdı. Onların açtığı bu yoldan ilerleyen Türkiye’den MaNga (2010), İtalya’dan Måneskin (2021) ve Avustralya’dan Voyager (2023) gibi rock grupları yarışmaya damga vurdu. Ayrıca kostüm tasarımının şarkı kadar önemli olduğunu kanıtlayarak, Verka Serduchka ve Conchita Wurst gibi ikonik isimlere de cesaret verdiler.

Sonuç olarak Lordi, Eurovision’u o dar ve yapay kabuğundan sonsuza dek çıkardı. Atina sahnesinde kıvılcımlar saçan o canavarlar, bu yarışmanın artık sadece basit melodilerin değil, Avrupa’nın kültürel çeşitliliğinin ve açık fikirliliğinin sınandığı dev bir performans sanatları platformu olduğunu hepimize kanıtladı.

Kaynakça

Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.