Bir gün pencereden dışarı baktığınızda dikkatinizi adeta hareketli billboardlara benzeyen bir reklam arabası çekti mi? Veya trafikte durmuş etrafınıza bakarken bu arabaların üzerindekileri istemsizce incelediğiniz oldu mu? İşte tam o an  bir PR çalışmasının tam ortasındasınız. Bu PR çalışmasının en büyük aracı: Reklam arabaları…

Arabanın Reklam Aracı Olmaya Başladığı An

Reklam denildiğinde akla ilk olarak televizyon ekranları, sosyal medya içerikleri veya sabit billboardlar gelse de bazı markalar reklamlarını sabit alanların dışına taşıyarak daha görünür, daha hareketli bir şekilde yapmayı tercih ederler. Bu anlamda durağanlıktan uzak durmak isteyen markalar için sokak başlı başına bir reklam verme alanına dönüşür.

Özellikle büyük şehir yaşamında insanların çoğu vaktinin de trafikte veya sosyal faaliyetler için sokakta geçtiğini düşünürsek reklam arabalarının vazgeçilmez bir PR aracı olduğu su götürmez bir gerçektir. Peki reklam arabalarını bu kadar etkili kılan şey nedir?

Bump medya ve iletişim

Günümüzde markalar için en önemli şeylerden birisi görünür olmak. Fakat görünür olmak geleneksel medyada da sosyal medyada da içerik fazlalığından dolayı çok zor bir hâle geldi. İnsanlar televizyondaki reklamları izlemeden geçiyor, sosyal medyada içeriklerini tek dokunuşla değiştiriyor, hatta reklamlara maruz kalmamak için ücret ödüyor.

Tam bu noktada markalar reklam stratejilerini hareketli alanlara yöneltiyor. Bu strateji doğrudan iletişime dayalı olduğu için insanların yoğun bulunduğu yerlere ulaşma arayışını getiriyor. Bu arayışın bir sonucu olarak reklam arabaları ortaya çıkıyor. Reklam arabalarının gündelik hayata rahat entegre olması, insanlara hemen her alanda nüfus edebilmesi tam da markaların ihtiyaçlarına etkili bir şekilde yanıt vermiş oluyor.

Hareketli Reklam Hareketli Etki

Reklam arabalarının insanlarla olan ilişkisi planlı değildir. Yani bir reklam arabasının nerede, nasıl, ne zaman karşınıza çıkacağını tahmin edemezsiniz. Yürüyüş yaparken gözünüze çarpabilir, bir bankta otururken önünüzden geçebilir, pencereden dışarıyı izlerken bile park halinde bir reklam arabası ile karşılaşabilirsiniz.

Bu zamansız karşılaşmalar insanlara bir reklam içeriği tüketiyormuş hissi yaratmaz ve doğal bir şekilde reklamın zihinlerinde yer edinmesini sağlar. Bu karşılaşmalar bir süre tekrarlandıkça markayı gündelik hayatın bir parçası hâline getirmiş olur. Aslında arabanın üzerindeki reklamı her incelediğimizde farkında olmadan kendimizi bir markanın PR çalışmasının tam ortasında bulmuş oluruz.

Bamp Medya Ve İletişim

Yolda Olmanın Markaya Etkisi

Reklam arabalarının markaya sunduğu en önemli etkilerden birisi geleneksel reklamlara kıyasla çok daha görünür olmasıdır. Bununla birlikte insanlar reklama alışılmamış zamanlarda maruz kaldığı için sabit reklamlardan daha çok dikkat çeker. Bir reklamda dikkatin yoğunlaşması demek, tüketicinin o ürüne ihtiyaç duyduğunda sadece aşinalığından bile faydalanarak o ürünü satın alabilmesi kısaca markanın bilindik bir hâle gelmesi demektir.

Ayrıca reklam arabaları ürün nakliyatında da kullanılabileceği için reklam verene esnek bir kullanım imkanı sağlar. Özetle reklam arabaları markanın sadece var olmasını değil gerçek hayatta fark edilmesini sağlayan, insanları doğrudan içine alan etkili bir PR çalışmasıdır.

Türkiye’de Yürüyen PR

Türkiye’de reklam arabaları daha geleneksel ve duyuru amaçlı kullanılan stratejik araçlar olarak 1990-2000’lerde görülmeye başlanmıştır. Özellikle seçim dönemleri reklam arabalarının Türkiye’de en aktif olduğu zamanlardır. Mahalle aralarına kadar girerek seçimle alakalı şarkıları adeta dillere pelesenk ederler ve bir mobil hoparlör görevi de görürler.

2000’lere gelindiğinde ise yapılan sosyal etkinliklerin çeşitliliği ve renkliliği ile reklam arabaları da dönüşmeye başlamıştır. Örneğin Coca-Cola ve Redbull gibi markalar hazırladıkları reklam arabaları ile sadece marka tanıtımı değil aynı zamanda marka deneyimi de sunarlar. Sosyal medyanın hızla gelişmesi bu deneyimi de görünür hâle getirir ve marka aslında deneyimi de işin içine katarak çok daha büyük bir PR çalışması yapmış olur.

İlk dönemlerde yalnızca duyuru olarak kullanılmaya başlanmış bu araçlar yaşanan dönüşüm ile birlikte herkesin kulağında alışılmış bir ses, herkesin gözünde alışılmış bir hareketli reklam hâline gelmiştir. Yalnızca markaların kimliklerini değil siyasi partilerin dahi kendini tanıtması için kaçınılmaz bir PR çalışmasına dönüşmüştür.

Kaynakça

  • Kotler, P. (2017). Marketing Management. Pearson Education.
  • Campaign Türkiye. (2020). Açık hava reklamcılığı ve markalar üzerine değerlendirmeler.
  • HubSpot. (2021). Experiential Marketing and Brand Engagement üzerine blog yazıları.
Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.