Dijital izolasyonun zirve yaptığı bir çağda, bizi gerçek dünyaya bağlayan tek şey bazen bir mırıltı bazen de ıslak bir burun oluyor. “Sahiplik” kavramını lügattan sildiğimiz, onun yerine eşitliği ve yoldaşlığı koyduğumuz yeni bir bağ kuruyoruz. Modern insanın en doğal sığınağı olan bu sessiz dostluğun ruhumuzda iyileştirdiği o derin boşluklara bakıyoruz.
Sahiplik Mi Yaşam Ortaklığı Mı?
Eskiden evcil hayvan beslemek genellikle bir ‘sahiplik’ ilişkisi üzerine kuruluydu. Ancak bugün bu tanım kökten değişti diyebiliriz. Artık evimizdeki o küçük dostları birer mülk değil, duygusal dünyamızın en sağlam sütunlarından biri, yani birer ‘yoldaş’ olarak tanımlıyoruz. Bu değişim, aslında onlarla kurduğumuz bağın ne kadar samimi bir hâle geldiğinin en büyük kanıtı.
Ruhun Doğal İlacı Pati Terapisi
Kedi sahibi olanlar çok iyi anlayacaktır işten veya okuldan eve geri döndüğümüzde yerde karnını açarak yuvarlanan bir tüy yumağı görmek, o günün en keyifli saatlerinden birine dönüşerek, tüm yorgunluğunu unutturuyor insana. O an sizi özlediğini belli eden patili dostumuz için yapabileceğimiz en iyi şey ise, sevdiği oyuncağı ile onu oynatıp bütün gün biriktirdiği enerjiyi atmasını sağlamak. Sonrasında o iyileştirici ve minnettarlığının göstergesi mırıltısını duymaya başlayabiliriz. Bu sayede koşulsuz karşılaştığımız evcil hayvanımızdan gelen bu sevgi beyindeki oksitosin (sevgi hormonu) seviyesini tavan yaptırırken, kortizolü (stres hormonu) düşürüyor. Modern hayatın getirdiği o bitmek bilmeyen bir yerlere yetişme telaşında, bir canlının sadece orada olması, sinir sistemimizi dengeleyen bir demirleme noktası görevi görüyor. İnsan ilişkilerindeki yargılayıcı bakışların aksine, evcil hayvanlar bizi sadece biz olduğumuz için kabul eder.

İStock
Dijital Yalnızlığımızın Panzehri
Ekranların içine hapsolduğumuz, sosyal medyanın bizi binlerce kişiyle bağlayıp aslında yapayalnız bıraktığı bu dönemlerde, evcil hayvanlar bizi “burada ve şimdi” olmaya zorluyor. Telefonu bir kenara bırakıp onunla oyun oynamak veya sadece yanında oturmak dijital gürültüden kaçıp gerçek dünyaya dokunmanın en samimi yolu. Onlar bizim “çevrim dışı” kalabilme sığınağımız oluyor.
Sessiz İletişimin Gücü
Kelimelerin olmadığı bir yerde bu kadar güçlü bir bağ kurulabilmesi büyüleyici geliyor. Göz teması, beden dili ve sezgisel anlayış, aslında iletişimin sadece dilden ibaret olmadığını bize her gün kanıtlıyor. Sevildiklerinde patilerini oynatarak mutluluğunu belli eden kediler, yürüyüşe çıkarıldığında bir kap mama yediklerinde size gülümseyerek bakan köpekler, bizim dilimizi konuşmuyorlar ama ruhani bir bağ ile en küçük sevgi gösterisinde size bir geri dönüt veriyorlar ve bunu gözlerine bakarak bile anlayabiliyorsunuz. Onlar bizi konuşmadan anlayan, bazen en yakın arkadaşımızdan daha iyi duyan yegane varlıklar oluyorlar.

Kadikoypsikiyatrist
Bir Kalbe Dokunmak
Sahiplikten yoldaşlığa giden bu yolculukta aslında iyileşen sadece onlar değil, en çok biziz. Bir canlının sorumluluğunu almak, empati yeteneğimizi beslerken bize hayatın en saf hâlini hatırlatıyor. Eğer evinizde sizi kapıda bekleyen veya koltuğun bir köşesinde mırıldayan bir yoldaşınız varsa, aslında dünyanın en doğal ve en etkili terapistine sahipsiniz demektir.

Hepper
KAYNAKÇA
- https://www.getheltia.com/blog/evcil-hayvan-beslemenin-faydalari
- https://www.hiwellapp.com/blog/evcil-hayvanlarin-psikolojik-etkileri
- https://psychologytimes.com.tr/hayvan-beslemenin-derin-psikolojik-etkisi-dostlarimizla-yasamanin-bilimsel-faydalari/
- https://www.uplifers.com/evcil-hayvanlarin-iyilestirici-gucu/

Yorumunuzu Yayınlayın