8 Mart yaklaşınca ortalık çiçeklerle, indirim kampanyalarıyla ve “kadınlar baş tacımız” cümleleriyle doluyor. Ama hiç merak ettiniz mi: Bu gün gerçekten nereden geliyor? Çünkü 8 Mart sadece zarif bir “kadınlar günü” değil. Aslında bir direniş günü.

8 Mart’ın Hikâyesi

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/1b/Women_Picket_during_Ladies_Tailors_Strike%2C_02-1910_%2811192045794%29_%28cropped%29.jpg
19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başları, sanayileşmeyle birlikte kadın emeğinin fabrikalarda yoğun bir şekilde sömürüldüğü bir dönemdi. Özellikle tekstil ve konfeksiyon sektöründe çalışan kadınlar; uzun mesailer, düşük ücretler ve hiçbir güvencesi olmayan ağır koşullarla baş başa bırakılmıştı.

Bu çalışma rejimine karşı ilk büyük itirazlardan biri 1908 yılında New York’ta gerçekleşti. 15 bine yakın kadın işçi; daha kısa çalışma saatleri, eşit işe eşit ücret ve politik alanda var olabilmek için oy hakkı talebiyle sokaklara çıktı. Bu yürüyüş, kadınların hem iş hayatındaki hem de siyasetteki taleplerinin uluslararası alanda duyulmasını sağlayan önemli bir adımdı.

Bu hareketlilik, 1910 yılında Kopenhag’da toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’na da taşındı. Alman sosyalist Clara Zetkin, kadınların hak mücadelesini ve dayanışmasını kalıcı kılacak uluslararası bir gün belirlenmesini önerdi. Önerinin kabul edilmesiyle, kadınların taleplerini ortak bir sesle dile getirme fikri küresel bir ivme kazandı.

8 Mart tarihinin sembolleşmesi ise 1917 yılında Rusya’daki kadın işçilerin başlattığı tarihi grevlere dayanır. Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği gıda krizine ve ağır sömürüye karşı “ekmek ve barış” talebiyle iş bırakan kadınlar, sadece kendi haklarını savunmakla kalmadı; Rusya’daki Şubat Devrimi’nin de ilk kıvılcımını yaktı.

Kadınların fabrikalarda ve sokaklarda kendi çabalarıyla kurduğu bu mücadele tarihi, yıllar sonra 1977’de Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Kadınlar Günü” olarak resmen tanındı.

Kadın Emeği ve Çalışma Hayatı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Tarihçesi: Nasıl Ortaya Çıktı? - Webtekno – Güncel Teknoloji Haberleri ve Video İncelemeleri

8 Mart’ın ortaya çıkışı, kadın emeğinin tarihsel olarak nasıl konumlandığıyla yakından bağlantılıdır. Sanayileşme sürecinde kadınlar üretim süreçlerine yoğun biçimde katılmış olsalar da çoğu zaman daha düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmışlardır.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre dünya genelinde kadınlar ortalama olarak erkeklerden yaklaşık %20 daha düşük ücret almaktadır.

Türkiye’de ise Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre iş gücüne katılım oranları arasında belirgin bir fark bulunmaktadır. Erkeklerin iş gücüne katılım oranı %70’in üzerinde iken kadınlarda bu oran yaklaşık %35 civarındadır.

Bunun yanı sıra ev içi işler ve bakım emeği gibi ücretlendirilmeyen çalışmalar da önemli bir eşitsizlik alanı oluşturur. Bu durum kadınların çalışma hayatındaki konumunu doğrudan etkileyen unsurlardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Neden Hâlâ Direniş?

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'nden Kareleri Derledik - sivilalanarastirmalari

Bugün 8 Mart, dünyanın dört bir yanında farklı biçimlerde karşılık buluyor. Kimi yerlerde içi boşaltılıp sıradan bir tebrik gününe indirgenmeye çalışılsa da, asıl gücünü toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı sokakları dolduran hak taleplerinden ve protestolardan alıyor.

Örneğin 2018’de İspanya’da milyonlarca kadının katıldığı feminist grev, kadınların hem ücretli hem de ev içindeki ücretsiz emeğini durdurduğunda hayatın nasıl duracağını göstererek sisteme çok net bir mesaj verdi.

Arjantin’de kadın cinayetlerine karşı büyüyen “Ni Una Menos” (Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz) hareketi, 8 Mart yürüyüşlerinin en güçlü dinamiklerinden biri haline geldi.

İzlanda’daki kadınlar ise aynı işe daha az ücret ödenmesini sadece eleştirmekle kalmıyor, düzenledikleri net iş bırakma eylemleriyle bu eşitsizliği reddediyor.

Türkiye’de de 8 Mart; içi boşaltılmış bir tebrikleşme günü değil, kadın örgütlerinin ve hak savunucularının sokaklarda, meydanlarda ve panellerde bir araya gelerek eşitlik talebini yükselttiği, dayanışmayı büyüttüğü bir mücadele günüdür.

Feminism's Forgotten Fight' for Family Values - The Atlantic

8 Mart, köklerini doğrudan kadınların sömürüye karşı verdiği onurlu emek mücadelesinden alır. Bu yüzden vitrinleri süsleyen, tüketim odaklı bir “kutlama” günü değil; çalışma hayatındaki eşitsizlikleri, yok sayılan emeği ve kadınların tarihsel direnişini hatırlama günüdür. Dünyanın neresinde, hangi biçimde anılırsa anılsın 8 Mart; kadınların toplumsal ve ekonomik hayatta var olma inadının, eşitlik talebinin ve bitmeyen hak mücadelesinin en net ifadesidir.

KAYNAKÇA:

https://www.britannica.com/biography/Clara-Zetkin

https://plato.stanford.edu/entries/beauvoir/

https://onedio.com/haber/kadin-olmak-emek-ister-8-mart-emekci-kadinlar-gunu-aslinda-kimlerindir-683339

https://www.sosyalizm.org/8-mart-emekci-kadinlar-gununun-gercek-tarihi-ve-1857-tevaturu-12632

https://feministbellek.org/8-mart/

https://www.ilo.org/sites/default/files/wcmsp5/groups/public/@europe/@ro-geneva/@ilo-ankara/documents/publication/wcms_756659.pdf

https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/54076

https://kadinsavunmasi.org/2018-ispanya-feminist-grevi-biz-durunca-dunya-durur-ines-campillo/

https://www.npr.org/2021/10/15/1043908435/how-niunamenos-grew-from-the-streets-of-argentina-into-a-regional-womens-movemen

http://chatgpt.com

Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.