Rock ‘n’ Coke festivallerinin yanına yaklaşamadığı, dönemin popüler sanatçılarının arka arkaya geldiği bir dönem. Bir organizatörün tek kişilik başarısı. Türkiye’nin gördüğü, günümüzde tekrarlanması mümkün olmayan bir konser dönemi.

’93 Yazı

Konser Takvimi

26 Mayıs 1993      –  Guns ‘n’ Roses

20 Haziran 1993  –  Elton John

25 Haziran 1993  –  Metallica

Metalica Konseri

2 Temmuz 1993   –  Sting

13 Eylül 1993        –  Bon Jovi

17 Eylül 1993        –  Scorpions

23 Eylül 1993       –  Michael Jackson

7 Ekim 1993         –  Madonna

Bu konserler açıklanmaya başladığı an gidecek olan da olmayan da konser heyecanını yaşamaya başlamıştı. Elbette tüm bu takvimi ortaya koymak kolay olmamıştı. Gelin bu takvimin oluşma sürecini birlikte inceleyelim.

Yetenekli Bir Organizatör: Ahmet San

“Organizasyon Ahmet San!” ifadesinin ana kahramanından bahsediyoruz. Tüccar bir ailenin oğlu, Galatasaray Lisesi ve Sorbonne Üniversitesi mezunudur kendisi. Galatasaray Lisesi’nde okurken aklına Fransa’yı koymuş ve daha lise yıllarında yerel konserler düzenlemeye başlamıştı bile. Fransa’ya gideceği günler yaklaşırken aklında bir müzik dergisinin muhabirliğini yapmak vardı. Fransa’da çıkan Salut Les Copains dergisi gibi bir dergi arıyordu. Tabii o dönemlerde dergiler ve fanzinler bizim ülkemizde de yükseliyordu. Fransa’daki derginin eş değeri Milliyet’in HEY dergisiydi. Fransa’ya giderken HEY’in muhabirliğini alan Ahmet San, Fransa’da promosyon konseri olarak çok düşük maliyetle yapılan konserleri görmüştü. Benzer bir girişimle İstanbul’a Christian Adams’ı getirmiş ve dokuz gece boyunca aynı mekânda çıkararak bu işte iyi para kazanıldığını anlamıştı.

1992 Michael Jackson Konserinin İptali

Bir organizatör niye bir konser dönemine bu kadar büyük konser yığacak kadar hırslı olsun ki? 1993’ün sebebi idealist olması mıydı? Elbette ki Ahmet San için idealist değil demek doğru olmaz ancak 1993 konser dönemini bu kadar ihtişamlı bir şekilde düzenlemesinin sebebi üstüne atılan iftiralar olacaktı.

Takvimler 4 Ekim 1992’yi gösterdiğinde Michael Jackson “The Dangerous Tour” kapsamında İstanbul’da konser verecekti. Bu konserden bir önceki durağı da Bükreş’ti (1 Ekim 1992). İstanbul konserinden 6 ay önce başlayan konserin tanıtımı çok kapsamlıydı. Öyle ki Pepsi kamyonlarının arkasına Ahmet San ve Michael Jackson konserinin duyurulduğu afişler asıldı. Aslında bunlar hesapta yoktu sadece konser sponsoru Pepsi inisiyatif alarak bunu yapmıştı.

Michael Jackson Konseri – İnönü Stadı

Michael Jackson İstanbul’a geldiğinde normal olarak yorgundu. Bunun yanında sesinde de problem vardı. Konser zamanına kadar iyileşmesi için özel doktorlar tutuldu. Böyle giderse konsere yetişeceğini söylüyorlardı ancak 4 Ekim’de konsere saatler kala Michael hâlen iyileşememişti. Stadyumun önünde kalabalık artmıştı. Konser iptal edilecekti. Bu olaydan sonra gerek gazeteler gerek vatandaşlar Ahmet San’a dolandırıcı iddialarında bulunuyordu. Bunlardan kurtulmanın tek çaresi vardı: Daha iyisini yapmak!

Risk Yoksa Kazanç da Yok: Guns ‘n’ Roses

1993 konserinin ilk ayağı Guns ‘n’ Roses olacaktı. Solistleri Axl Rose uyuşturucu etkisiyle sinirlenip konserlere çıkmama kararları almasıyla ünlüydü ve hiçbir sigorta şirketi bu konseri sigortalamaya sıcak bakmıyordu. Ayrıca Türkiye’de henüz böyle bir sigorta sistemi yoktu ki bunun sıkıntısını Michael Jackson konserinde fazlasıyla yaşamıştı. Bunun için Galatasaray Lisesi’nden arkadaşı Demir Sigorta genel müdürü Nihat ile görüştü. Durumu açıklayarak yönetim kurulunu ikna etmesini istedi ve araya İngiliz şirketlerini de koyarak Türkiye’ye sahneye çıkmama sigortasını getiren kişi oldu.

Hürriyet Gazetesi

Guns ‘n’ Roses’ı sigortalamak için normalin iki katı fiyat ödendikten sonra konseri planlamaya geçildi. Grup Türkiye’den önce Atina’da konser verecekti. Plan basitti, 24 Mayıs 1993’te Atina’da verilecek konserden sonra son ana kadar grup orada tutulacak ve İstanbul konserine (26 Mayıs 1993) saatler kala İstanbul’a varmış olacaklardı. Nitekim hem Atina’da hem de İstanbul’da konser sorunsuz geçmişti.

Yine Bir Karambol: Bon Jovi

Aslında anlatılacak çok bir şeyi yok. Bon Jovi zaten turnedeydi ve boşlukları vardı. Ahmet San bıktırana kadar bu boşluğu zorladı ve turne takvimine Türkiye’yi yazdırmayı başardı. Ancak zorladığı tarihin hemen öncesinde Bon Jovi MTV’den hem ödül alacak hem de MTV’de performans sergileyecekti. Hemen peşine de Türkiye’ye gelecekti. Uçakta veya karada herhangi bir sorun olduğu takdirde konser iptal olacaktı. Fakat her şey yine yolunda gitmişti. Ahmet San başarılarına bir yenisini daha eklemeyi başarmıştı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfıyla Bir Düello: Madonna

Ahmet San büyük oynamaya devam ediyordu. Konser planına Michael Jackson zaten gelecekti bir de öncesine Madonna koyarak hakkında söylenenleri herkese yutturmak istiyordu. Bu sırada Madonna kendisine Fred Demen adında yeni bir menajer bulmuştu. Demen ile 750.000 dolar karşılığında konser için anlaşılmıştı.

Madonna İstanbul Konseri

Bu kadar büyük bir ismin geleceğinden İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın da haberi olacaktı. Vakfın başkanı Ahmet Ertegün, Demen’i arayarak Ahmet San’a vermemesi gerektiğini ve biraz daha fazla para karşılığında kendileriyle anlaşmaları gerektiğini söylemişti. Demen bu gelişmeden sonra olanları San’a anlattı. Hararetli tartışmalar sonucunda San 750 bin dolara ek olarak Demen’e 1.500.000 dolar değerinde çek yazarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nı saf dışı bırakmayı başarmıştı.

Dünyanın En Büyüğü Tekrar İstanbul’da

Bu süreç bu sefer fazla karmaşıklaştı. Neden mi? Stat konusunda anlaşmaya varmak uzun sürdü. Ahmet San, İnönü Statı’nı kullanmak için önce dönemin spor müdürü Sabri Sadık’ı aradı fakat olumsuz sonuç aldı. Daha sonra Spor Bakanı’na gitti. Bakan başta vereceklerini söylese de Sabri Sadık’ın aynı söylemleri tekrarlaması ile vazgeçti.

Dönemin başbakanı Süleyman Demirel ile komşu olan San bu fırsatı elbette ki değerlendirecekti. Süleyman Demirel’in İstanbul’a gelmesini beklerken spor bakanı değişmiş ve yeni bakan Mehmet Ali Yılmaz olmuştu. San, Demirel’e durumu anlattığında Başbakan, Yılmaz’ı aramış ve gereğinin yapılmasını istemişti. Ahmet San doğruca Spor Bakanı’nın evine doğru yol almış fakat Bakan “Neden beni Demirel’e şikâyet ettin?” diyerek Ahmet San’ı azarlamaya başlamıştı. Tam bu sırada Yılmaz’ın eşi araya girmişti. Bunun üzerine Yılmaz, Sabri Sadık’ı arayıp gerekenin yapılmasını söylemişti ki Sadık yine “stat çöker” söylemine devam ediyordu. Bu söyleme sinirlenen Yılmaz şu sözleri sarf etmişti: “Sabri, şimdi gelirim oraya seni bir güzel döverim. Sen beni o g… Bursalı Bakan mı sandın? Mühendisim ben ne çökmesi! Belgeleri buraya getir tahsis yazısını imzala.”

Ahmet San ve Michael Jackson

Böylece izin alınmıştı. Sonraki durak gümrük bakanıydı. Malzemeleri taşıyan 70 tane tır geleceğini ve hepsinin tek tek açılmasının mümkün olmayacağını anlattı San. Bakan ATA Karnesi ile işin çözüleceğini, İnönü’ye özel bir gümrük sahası tahsis edileceğini ve başına da özel birinin getirileceğini söyledi.

Geriye bir tek Michael Jackson’ın gelmesi kalmıştı ki o iş en kolayıydı çünkü San zamanında Jermaine Jackson ve La Toya Jackson’ı İstanbul’a davet etmiş hem kendini hem de İstanbul’u tanıtmıştı. Ayrıca Jackson 1992’de ayrılırken tekrar geleceğine de söz vermişti.

Bu yazımda Ahmet San’ın 1993 konserlerine ilişkin açıklamalarından ilginç kesitleri sizlerle paylaşmak ve ülkemizde bir neslin nasıl bir rüyayı yaşadığını anlatmak istedim. Bu olayın büyüklüğünü pek kolay anlatamadım tabii. Tam anlamıyla hissettirmek mümkün değildi. Metallica’nın adeta ön grup gibi kaldığı bir süreçten bahsediyoruz.

Günümüzde ise her şeye rağmen benzer gruplar yaşlanmış olsa da  ülkemize gelmekte ancak bu büyüklükte bir organizasyon hâlen daha yapılabilmiş değil. Nice genç grubun ülkemize gelmesi ve saçma sebeplerle konserlerin iptal edilmediği günler görebilmek dileğiyle.

Kaynakça :d

  • Sapien Youtube Kanalı, Ahmet San ile İmkânsız İşler (Podcast)
Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.