Aşırı tüketim kültürü artık yalnızca ekonomik bir pratik değildir. Bireylerin kimliklerini, değerlerini ve yaşam biçimlerini etkileyen bir inanç sistemi hâline gelmiştir. Tüketim, ihtiyaç karşılamanın çok ötesine geçmiştir. Bugün insanlar tüketim aracılığıyla anlam arar. Mutluluk ve aidiyet duygusu da çoğu zaman tüketim yoluyla kurulmaya çalışılır.
Tüketimin Kutsallaştırılması
Günümüz toplumunda tüketim, sıradan bir satın alma eyleminden çok daha fazlasına dönüşmüştür. Ürünler, yalnızca işlevleriyle değil; temsil ettikleri duygular, vaatler ve sembollerle değer kazanır. İnsanlar bir markayı tercih ederken aslında bir yaşam tarzını, bir hayali ve bir aidiyet biçimini seçer. Böylece tüketim günlük hayatın içine yerleşen ve anlam üreten modern bir kutsal alan hâline gelir.
Ritüeller, Mekânlar ve Yeni Kutsal Deneyimler
Aşırı tüketim kültürü modern insanın günlük hayatına yeni ritüeller yerleştirir. Alışveriş merkezleri artık yalnızca ürün satın alınan yerler değildir. İnsanlar burada yürüyüş yapar, kahve içer, dinlenir ve zaman geçirir. Bu mekânlar adeta bir tapınak gibi çalışır. Geniş koridorlar, parlak vitrinler, düzenli ışıklandırmalar ve sürekli çalan müzik, ziyaretçiye özel bir atmosfer sunar. Black Friday sabahı mağaza kapılarında kuyrukta bekleyen kalabalıklar bu yeni ritüellerin bir parçasıdır. Yeni bir telefon çıktığında mağazanın önünde sabahlamayı normal gören gençler de bu ritüellere dahildir. Ayrıca sevdiği markanın indirimini kaçırmamak için gece yarısı alarm kuran insanlar da bu tüketim pratiklerini tekrar eder.
Markaların lansman etkinlikleri tüketimi bir kutlama törenine dönüştürür. Influencer davetleri de aynı şekilde bu törenlerin parçasıdır. Sezon açılışları, tüketimi özel bir etkinlik gibi hissettirir. Sınırlı sayıda üretilen ürünlerin koleksiyon mantığıyla sunulması da bu heyecanı artırır. Böylece insanlar sadece bir ürün satın almaz. Aynı zamanda bir deneyim, bir heyecan ve bir topluluk hissi satın almış olur. Tüketim günlük hayatın sıradan akışını aşar. Bireylerin tekrar ettiği ve anlam yüklediği bir pratik hâline gelir. Bu süreç insanların kendini bir yere ait hissettiği modern bir kutsal deneyim yaratır.

Pexels
Tüketimin Vadettikleri
Aşırı tüketim kültürü, insanların duygularını ve beklentilerini yönlendiren güçlü vaatler üretir. Reklamlar, bir ürünü satın almanın yalnızca bir ihtiyaç değil, daha mutlu ve daha başarılı bir yaşamın anahtarı olduğunu iddia eder. Yeni bir telefon, daha üretken bir hayat vadeder. Lüks bir elbise, özgüveni artıracağı söylenen bir sembole dönüşür. Sosyal medyada kutu açma videoları, yeni bir ürün almanın yarattığı heyecanı sürekli görünür kılar. Böylece tüketim, insanların kendini daha iyi hissetmesi için bir yol gibi görünür. Aynı zamanda kişiye değerli olduğunu düşündürür. Bazı ürünler bireyi daha özel hissettirdiği iddiasıyla sunulur. Tüketilen her ürün küçük bir başarı hissi verir. Bu his çoğu zaman kısa süren bir mutluluktur. Ayrıca geçici bir özgürlük duygusu da yaratır.

Pexels
Tüketim ve Kimlik
Aşırı tüketim kültürü, kimliği giderek maddi seçimler üzerinden tanımlayan bir yapıya dönüşmüştür. Günümüzde insanlar yalnızca bir ürün satın almaz. Kendilerini temsil edecek bir imaj, bir hikâye ve bir sosyal duruş da seçer. Markaların logosu bile bazen kişinin karakteri hakkında bir işaret gibi düşünülür. Örneğin, birinin elinde gördüğümüz kahve bardağı, onun yaşam tarzına dair ipuçları verir. Şehirli, hızlı yaşayan, sürekli bir yere yetişen biri gibi. Son model bir telefon yalnızca iletişim aracı olmaktan çıkar. Kişinin teknolojiyle olan yakınlığını, sosyal çevredeki görünürlüğünü ve hatta ekonomik durumuna dair algıları belirler. Spor salonu üyeliği olan biri sosyal medyada spor paylaşımları yaparak sağlıklı yaşam kimliğini inşa eder. Ev dekorasyonunda minimal bir stil tercih eden biri, sade ve düzenli bir yaşam tarzını temsil ettiğini düşünür. Kişisel bakım ürünleri, giyim tarzı, kullandığı parfüm, bindiği araba ve hatta seçtiği restoranlar bile mesaj verir. Modern toplumda birer kimlik göstergesi hâline gelir. Böylece “Ben kimim?” sorusu giderek “Ne satın alıyorum?” sorusuyla yanıtlanır. Tüketim, insanın kendini ifade etme biçimini belirleyen en güçlü araçlardan birine dönüşür.

Pexels
Sosyal Medya ve Tüketimin Görünürlüğü
Sosyal medya, tüketimi yalnızca hızlandıran bir alan değildir. Aynı zamanda tüketimi sürekli görünür kılan bir sahneye dönüşmüştür. İnsanlar satın aldıkları ürünleri paylaşarak kendilerini gösterir. Gittikleri mekânları ve yaşadıkları deneyimleri sergileyerek sosyal bir statü yaratırlar. Instagram’da paylaşılan bir kahve bile bunun bir örneğidir. TikTok’ta viral olan bir ürün önerisi de aynı etkiyi taşır. YouTube’daki alışveriş vlogları da tüketimi sosyal bir başarı göstergesine çevirir.
Son yıllarda TikTok’un yükselişi bu süreci daha da hızlandırdı.“TikTok Made Me Buy It” etiketi altında milyonlarca insan ürün satın alıyor. Kısa bir videoda tanıtılan bir ürün saniyeler içinde popüler olabiliyor. Saç bakım yağları, akıllı süpürgeler ve oda kokuları buna örnektir. Cilt bakım ürünleri ve estetik aksesuarlar da aynı şekilde hızla trend oluyor. Algoritmalar bu ürünleri bir anda “olmazsa olmaz” hâline getiriyor.
“GRWM” videoları da tüketimi daha görünür kılıyor. Bu videolarda insanlar giyim ve makyaj rutinlerini paylaşıyor. Gösterilen her ürün bir kimlik performansının parçasına dönüşüyor. Bu yüzden sosyal medya, tüketimi hem kişisel hem de toplumsal bir gösteriye çeviriyor.
Trendlere uyum sağlama baskısı büyük ölçüde sosyal medya kaynaklıdır. 2024–2025 döneminde birçok estetik akım öne çıkmıştır. “Vanilla girl”, “clean girl”, “mob wife aesthetic” ve “old money style” bu akımlara örnektir. Bu akımlar belirli ürünleri ve markaları ön plana çıkarır. Aynı zamanda belirli bir yaşam tarzını da idealize eder. İnsanlar bu akımlara uyum sağlamak için alışveriş yapar. Saç ürünleri, makyaj malzemeleri, kıyafetler ve aksesuarlar bu sürecin parçasıdır.

Pexels
“Clean girl aesthetic” sade ve minimal bir görünüm sunar. Bu tarz için altın takılar ve inci küpeler sık tercih edilir. Sleek bun saç modeli için özel jöleler kullanılır. Minimalist nude makyaj ürünleri de bu akımın temelidir. “Mob wife aesthetic” ise çok daha gösterişlidir.
Leopar desenli kabanlar bu tarzın sembollerinden biridir. Büyük altın aksesuarlar da bu görünümün önemli parçalarıdır. Belirgin makyaj stili de trendi tamamlar. Bu akımlar sadece moda alanını etkilemez.
Dekorasyon ürünleri ve yaşam tarzı seçimleri de bu trendlere göre şekillenir. TikTok’ta viral olan “odamı yeniliyorum” videoları buna güzel bir örnektir. Bu videolarda LED ışıklar ve minimal tablolar sıkça kullanılır. Estetik düzenleyiciler de trendin yön verdiği ürünler arasındadır. Kullanıcıları alışveriş yapmaya iter.
Influencerlar ve mikro-influencerlar ise bu döngünün merkezinde yer alıyor. Sponsorlu içerikler, affiliate linkler ve sürekli yapılan ürün tanıtımları, tüketimi teşvik eder. Kullanıcılar da bu içerikleri taklit ederek aslında sürekli yeni bir ürün, yeni bir deneyim veya yeni bir tarz arayışına sürükleniyor. Sonuç olarak sosyal medya, tüketimi yalnızca teşvik eden olmuyor. Onu zorunlu kılan, sürekli yeniden üreten ve başkalarının tüketimini kıyas unsuru hâline getiren görünür bir vitrin hâline geliyor. Tüketim artık yalnızca yaşanan bir şey değil. Aynı zamanda sergilenen, kanıtlanan ve performe edilen bir kimlik gösterisine dönüşüyor.
Tüketimin Yarattığı Yeni İnanç Sistemini Sorgulamak
Aşırı tüketim kültürü, modern insanın hayatında güçlü bir inanç sistemi gibi çalışır. Kimliği şekillendirir, ritüeller yaratır ve sürekli yeni arzular üretir. Ancak bu döngü bireyin hem ekonomik hem de psikolojik olarak tükenmesine yol açabilir. Bu nedenle tüketimi azaltmak yalnızca tasarruf yapmak olmuyor. Yaşamı sadeleştirmek ve kendini yeniden merkeze almak anlamına da gelir. Bunun için küçük adımlar atılabilir. Örneğin, bir ürün almadan önce gerçekten ihtiyaç olup olmadığı sorgulanabilir. Sosyal medyada maruz kalınan reklamlar ve trendler bilinçli şekilde filtrelenebilir. “Bir girip bakayım” diyerek yapılan dürtüsel alışverişler yerine listeyle alışveriş yapılabilir. Kıyafetlerin, aksesuarların veya dekorasyon eşyalarının yeniden değerlendirilmesi ve geri dönüşüm yöntemleri kullanılabilir. Ayrıca deneyime dayalı tüketim yapılabilir. Örneğin yürüyüş yapmak, üretim odaklı hobiler edinmek veya kitap okumak gibi. Bu örnekler daha sürdürülebilir bir tatmin sağlayabilir. Sonuç olarak tüketimi azaltmak, hem bireysel refahı hem de toplumsal dengeyi güçlendiren bilinçli bir seçimdir.
Kaynakça:
- Baudrillard, J. (1998). The Consumer Society: Myths and Structures. Sage Publications.
- Bauman, Z. (2000). Liquid Modernity.
- Zuboff, S. (2019). The Age of Surveillance Capitalism.
- Ritzer, G. (2010). Büyüsü bozulmuş dünyayı büyülemek
- Fromm, E. (2016). Sahip olmak ya da olmak.
- Featherstone, M. (1991). Consumer culture and postmodernism.

Yorumunuzu Yayınlayın