Şarkılar yalnızca notaların birleşiminden oluşmaz, bizi dinlediğimiz anda içinde bulunduğumuz zaman akışından bambaşka bir zamana götürür. Bir yaz akşamı, tamamlanamamış bir konuşma, artık hayatımızda olmayan birinin yanı…
Müzik çoğu zaman sadece kulağa hitap eden, bazı anlarımızda bize eşlik eden, belki de sadece boş zamanlarımızda aklımıza gelen bir aktivite olarak görülür. Bir yolculukta, özel bir seremonide ya da dümdüz yürüyüş yaparken hemen herkesin aklına ilk gelen şey bir şarkı açmaktır.
Ne var ki bu eylem çok sıradan bir hareket olarak görülse de o gün içinde bulunduğumuz ruh hali, hissettiğimiz duygular ve etrafımızdaki insanlar da o şarkıyla birlikte hafızamızda yer edinir. Bu sebeptendir ki yıllar sonra bile aynı notalar kulağımıza geldiğinde bizi alır, geçmişteki halimizin yanına bırakır.
Şarkılar Anıları Neden Bu Kadar Kolay Uyandırır?
Zaman zaman şarkıların anılarımızı bize bu kadar net hatırlatması çok şaşırtıcı gelebilir. Yalnızca notaların birleşiminden oluşan bir sesin bizi nasıl başka bir anın içine taşıdığını merak ederiz. Tam da bu noktada şarkıların hayatımıza dışarıdan eşlik etmediğini, aslında yaşadığımız anın tam içine yerleştiğini düşünebiliriz. Şarkıyı dinlediğimiz dönemde yaşadıklarımız, kulağımızda çalan ezgilerle kodlanmış olur.

Donanım Haber Forum
Yıllar geçtikçe müzik zevkimiz değişebilir, popüler şarkılar farklılaşabilir, hatta siz o şarkıyı unuttuğunuzu sanabilirsiniz; fakat o şarkı, içinde sizin anılarınızla birlikte her zaman hafızanızın bir köşesinde bekler. Belki radyoda rastgele bir şekilde karşınıza çıkar belki de çalma listeniz karışık moddayken sıradaki şarkı o oluvermiştir. Duyduğunuz anda şarkıyı dinlediğiniz zamana ait bir kapı aralanır ve bir süre eski anılarınızla baş başa kalırsınız.
Özellikle duyguların yoğun yaşandığı bazı dönemlerden geçiyorsak şarkıların üzerimizdeki etkisi çok daha güçlü hissedilir. Bir duyguyla bağdaştırarak dinlediğimiz şarkılar, hafızamızda çok daha fazla yer edinmeye müsaittir. Belki de bu yüzden aynı şarkı her insanın farklı bir yönünü, farklı bir dönemini yakalar. Aslında şarkı hiçbir zaman değişmemiştir; değişen sadece dinleyen insanların şarkıya yüklediği anlam ve şarkının taşıdığı anılardır.
Hangi Durumda Hangi Şarkı?
Müzik dinlerken tür seçimi büyük bir önem taşır. Bazı müzik türlerini çok sevebilir, bazılarını hiç sevmeyebilir ya da her türe eşit mesafede yaklaşabiliriz. Tüm bunlar basit birer eşleşme veya seçim gibi görünse de aslında şarkı seçerken kesin çizgiler yoktur. Örneğin mutsuz hissettiğimiz bir anda keyfimizin yerine gelmesi için hareketli bir şarkı da açabiliriz, mutsuzluğumuza yakışır cinsten hüzünlü bir şarkı da seçebiliriz. Bunun sebebi, müziğin sadece duygu durumumuza eşlik etmesi değil; aynı zamanda duygularımızı düzenleyebilmek için de kullandığımız bir araç olmasıdır.
Şarkılar duygularımızı bastırmak yerine bizi onlarla yüzleştirir. Bazen kendimize bile ifade etmekten kaçındığımız hislerimizi bir şarkının sözünde bulduğumuz bile olur. Bu durum hüzünlü zamanlarımızda içimizi sıkıştıran bir hale gelip ileride aynı şarkıya “Kapat şu şarkıyı Muhittin Abi!” kıvamında bir tepki vermemizi sağlayacak olsa da mutlu anlarımızı pekiştirerek farklı zamanlara taşımamıza da önayak olabilir. Böyle durumlarda asıl mesele hissettiğimiz duygunun ne olduğundan ziyade, anlaşılma hissidir.
Bir şarkının bizde derin bir yer edinmesi için o şarkıyı illaki kendimiz seçmiş olmamız gerekmez. Bazen arka planda çalan bir melodi, bazen bir kafede otururken sadece birkaç sözünü yakalayabildiğimiz bir parça, o anımızın tam merkezine yerleşebilir. O an için ne kadar özel olduğunu fark etmesek bile, daha sonra aynı şarkıyı duyduğumuzda onun bizim için önemini anılarımızla birlikte hatırlamış oluruz.
Dünyayı Sessize Alma Aracı: Kulaklık
Kulaklık çoğu zaman sadece rahat şarkı dinlemenin bir aracı olarak görülse de aslında insanların çevresiyle arasına çektiği bir set olarak da okunabilir. Bu hareketin temel sebebi, bulunduğumuz ortamla aramıza mesafe koyma ihtiyacından kaynaklanır. Kulaklığı taktığımız andan itibaren çevredeki sesler tam olarak kesilmez; fakat bizim için anlamını yitirir. O andan itibaren nerede olursak olalım, kendimizle baş başa kalmışızdır.
Diğer yönüyle kulaklık, dinlediğimiz şarkıyı hissetmemizi de kolaylaştırır. Kulaklığı takan kişi, o an kulağındaki melodi dışında herhangi bir şeye odaklanmaz ve dinlediği şarkıyı tam anlamıyla hisseder. Şarkıdaki en küçük detaylar bile kulaklık sayesinde fark edilir bir hal alır. Dinleyici, kulaklık takarak pasif konumdan uzaklaşır; dikkatini tamamen şarkıda tutarak en arka planda çalan enstrümanın bile sesini içinde hisseder.
Tüm bunların yanında kulaklık takmak, insanların kalabalık ortamlarda kendileri için küçük bir kişisel alan yaratmasını sağlar. Eğer kulaklığınız takılıysa çoğu zaman kimse sizinle iletişim kurmak istemeyecektir. Bu anlamda bakıldığında kulaklık, “Odağım sadece kulağımdaki şarkıda, rahatsız edilmek istemiyorum,” demenin modern dünyadaki simgesidir.

Şarkılardan Geriye Bize Kalan
Bir şarkı bittiğinde ortamda sadece sessizlik kalmış gibi görünse de geriye bizde bıraktığı anlam, bize hissettirdiği hisler bazen de daha önce hiç aklımızda olmayan bir düşünce kalır. Şarkı bitmiş olabilir ama bizim bakış açımız dinlediklerimizle birlikte artık eskisi gibi değildir.Bu yüzden müzik dinlemek sadece birkaç dakikalık bir deneyim olarak görülemez.
Şarkılar her ne kadar olanı biteni değiştiremese de zamanı durdurmuş gibi hissettirmesine rağmen durduramamasına rağmen bize zamanda küçük kırılmalar yaşatır. Günün karmaşasında, içinde kaybolduğumuz duygularımızın arasında küçük bir duraklama anı yaratarak bize alan açıp nefes alabilmemizi sağlar.Kısadır fakat etkileri belki de tüm ömrümüz boyunca devam eder. Şarkılar biter, dönem dönem değişime uğrar ama hatırlattıkları anılar, bıraktıkları hisler daima içimizde bir iz taşır.
Kaynakça
- Yılmaz, M. (2017). Müzik, duygu ve bellek ilişkisi üzerine bir inceleme. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 30(2), 589–604.
- Tekman, H. G. & Bozkurt, S. (2007). Müziğin duygusal süreçler üzerindeki etkisi. Türk Psikoloji Yazıları, 10(20), 35–44.
- Effect of popular songs from the reminiscence bump as autobiographical memory cues in aging (Frontiers in Neuroscience, 2024).
- Yalnız O Şarkının Anısı Var – Post

Yorumunuzu Yayınlayın