Pembe vergi, kadınlara yönelik ürün ve hizmetlerin erkeklerinkine oranla daha yüksek fiyatlara satılması durumunu tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. Bu ”vergi”, devlet tarafından alınan yasal bir vergi olmamakla birlikte, piyasa ve toplumsal cinsiyet temelli fiyatlandırma farkı anlamına gelmektedir. Yani aynı işlevi gören ürünler örneğin, tıraş bıçağı, deodorant veya çeşitli giysiler sadece ”kadınlar için” etiketlendiğinde daha pahalı hale gelir.
Vergi Nedir?
Devletin gelir kaynakları arasında yer alan vergilerin geçmişi MÖ 3300’lü yıllara yani Sümerlere kadar dayanmaktadır. Temel amacı kamu harcamalarının finansmanı olan vergi, yıllar içerisinde toplumların devletlerden bekledikleri doğrultusunda dönüşüm geçirmiştir. Günümüzde hâlen temel amacı kamunun ihtiyaçlarını finanse etmek olsa da 20. yüzyıl sonrasında ekonomiye müdahale aracı olarak görülmüştür.

Kaynak: companyinbg.com
Neden ”Pembe” Vergi?
Pembe rengi uluslararası olarak kadınla özdeşleşmiştir. Kadını betimleyen bir renk olarak kabul gördüğü için de adının pembe vergi olması şaşırtıcı olmamıştır. Bu kapsamda hem daha dikkat çekmesi hem de küresel olarak kabul edilmesi sebebiyle pembe ve benzeri renkler kadına hitap eden ürünlerde sıkça kullanılmaktadır. Pembe renginin cinsiyeti çağrıştıran bir renk olarak görülmesinde aslında bebek giysileri ve kreş eşyalarının etkisi olduğu düşünülmüştür. 18 ve 19. yüzyılda pembe ve mavi renklerinin cinsiyetten bağımsız ve bebek ürünlerinden birbirinin yerine kullanılıyor olması dikkat çekmiştir. Hatta belirli bir dönem boyunca mavi renginin kızlar için daha uygun olduğu bile düşünülmüştür.
Kısa bir süre içerisinde kumaş üreticilerinin etkisiyle pembe ve mavi rengi cinsiyet çağrıştıran renklere evrilmiş, ailelerin seçimleri daha öngörülebilir ve maddi kazanç elde edilen birer model hâline getirilmiştir. Bu renk kodlaması, toplum tarafından aşamalı olarak benimsenmeye başlarken, 19. yüzyılın sonlarına doğru pembe kadınla, mavi ise erkeklere özgü olarak doğallaştırılmıştır.

Kaynak: chicagobooth.edy
Tarihsel olarak Pembe Vergi
‘Pembe vergi’ kavramının tarihini kesin olarak izlemek mümkün olmasa da kavramın bir Fransız kadın hakları grubunun çalışmaları sonucunda çıktığı düşünülmektedir. Gündeme gelmesi ise 1990’larda ABD’ye dayanmaktadır. 1994 yılında California Tüketici İşleri Departmanı, kadınlara yönelik ürünlerin erkek versiyonlarına göre ortalama %7 daha pahalı olduğunu tespit eden bir rapor yayınlamıştır. Bu farkın; ürünlerin tasarımı, ambalajı veya rengi dışarısında herhangi bir farka dayanmadığı görülmüştür. İngiltere’de yapılan bir başka çalışmada, özellikle okul üniformaları ve oyuncaklarda kadın ve kız çocuklarına yönelik ürünlerin erkek ürünlerine oranla ortalama %37 daha pahalı olduğu gözlemlenmiştir. Arjantin’de ise kadınlar, aynı ürünler için erkeklere göre %12 daha fazla ödeme yapmaktadır. Singapur’da kuru temizleme ve tıraş bıçağı ürünlerinde kadınlar daha yüksek fiyatlarla karşılaşmaktadır.

Kaynak: unoeil.eu
Veri Kaynakları
Pembe vergiye ilişkin yapılan araştırmalar, çeşitli veri kaynaklarından ve güvenilir referanslardan yararlanmaktadır örneğin Türkiye’de TÜİK verilerinden yararlanılırken uluslararası düzeyde ise New York Tüketici İşleri Departmanı, Avrupa Parlamentosu, Dünya Ekonomik Forumu, çeşitli üniversiteler ve araştırma kuruluşları tarafından hazırlanan raporlar, bilimsel makaleler dikkate alınmıştır.
Toplumsal Cinsiyet ve Tüketim Kültürü
Kadınlar, eski çağlardan günümüze kadar geçen sürede çeşitli açılardan ayrımcılıkla yüzleşmiştir. Bu ayrımcılıklar, ataerki toplum yapısında aynı işe sahip olup farklı ücret alma gibi gelir üzerinden olabilirken, ürüne farklı fiyat ödeyerek sahip olma gibi tüketim odaklı da olabilir.

Kaynak: businessinsider.com
Ekonomik açıdan baktığımızda pembe vergi, piyasa ayrımcılığı kapsamında değerlendirilebilir. Toplumsal açıdan ise kadınların tüketim alanında dezavantajlı konuma itildiği bir yapısal eşitsizlik olarak yorumlanabilir. Reklamlar ve marka stratejileri, kadın tüketicileri ”güzellik, bakım, zarafet” değerleriyle özdeşleştirirken, bu ürünleri kadın olmanın doğal bir gerekliliği gibi sunarlar. Bu durum da kadınları daha fazla harcamaya yönlendirir dolayısıyla pembe vergi fiyat farkının da ötesine giderek kültürel bir manipülasyon biçimi haline gelir.
Politik Girişimler
Geçtiğimiz yıllarda Fransa ve İspanya başta olmak üzere birçok ülke bu eşitsizliğe dikkat çekmeye başlamıştır. Pembe vergiye karşı farkındalık kampanyaları yürütülürken, Avustralya, Kanada, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler kadın hijyen ürünlerinden alınan vergiyi tamamen kaldırmıştır. Avrupa Birliği komisyonu 2021 yılında eşitlik politikalarını gündemine dahil etmiştir. Türkiye’de ise pembe vergiye yönelik doğrudan bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Kadın hijyen ürünleri ve diğer temel ihtiyaçlar, genel tüketim vergileri kapsamında değerlendirilirken cinsiyete dayalı fiyat ayrımcılığına karşı özel bir kanun mevcut değildir.

Kaynak: cepal.org
Medya ve Popüler Kültür Yansımaları
Pembe vergi, popüler kültür ve medyada belgeseller, haber programları ve sosyal medya kampanyaları aracılığı ile gündeme gelir. ABD’de ”The Pink Tax” adıyla yayınlanan belgesel, kadınların daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını göstermiştir. Sosyal medyada #AxThePinkTax, #StopPinkTax gibi etiketlerle yürütülen kampanyalar, küresel ölçekte büyük kitlelere ulaşmayı başarmıştır.

https://www.psychologytoday.com/
Pembe vergi, görünürde küçük bir fiyat farkı gibi görünse de kadınların ekonomik özgürlüğünü ve toplumsal eşitliğini doğrudan etkileyen bir meseledir. Tüketim kültürü içinde kadın bedeni ve kimliği metalaştırılırken, fiyatlandırma stratejileri de bu eşitsizliği sürekli olarak tekrar ettirmektedir. Gerçek eşitliği, birçok alanda olduğu gibi market raflarında da görmeliyiz. Pembe vergiye karşı; yasal düzenlemeler, şirketlerin fiyat politikalarını gözden geçirmesi, tüketici farkındalığının artırılması ve sivil toplumun aktif olarak çalışmalar yapması büyük bir önem taşımaktadır. Kadınlara yönelik ürün ve hizmetlerde adil ve eşitlikçi fiyatlandırma politikalarının benimsenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yolunda önemli bir adım olacaktır.
Kaynakça
- Bartkowski, F. (2015). Feminism and Consumption: The Feminist Politics of Shopping. Routledge.
- California Department of Consumer Affairs. (1994). The Study of Gender-Based Price Disparities in California.
- Crawford, C., & Pomeroy, A. (2020). The pink tax and gender-based pricing: Economic inequality in consumer markets. Journal of Gender Studies, 29(7), 835–848.
- Duesterhaus, M. B., Grauerholz, L., Weichsel, R., & Guittar, S. G. (2011). The Cost of Doing Femininity: Gendered Disparities in Pricing of Personal Care Products and Services. Gender Issues, 28(4), 175–191.
- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). – https://www.tuik.gov.tr/

Yorumunuzu Yayınlayın