Meksikalılar için ölüm tamamen kopuş anlamına gelmez. Onlar, vefat eden sevdikleriyle her sene ölüler gününde tekrar tekrar aynı masada buluşurlar. Yaşayanlarla ölenler arasında perde aralanır ve beraber olma hissi tekrardan yaşanır hâle gelir. Ölüler günü her sene büyük bir coşkuyla kutlanır ve insanlar sevdiklerinin ruhuyla buluşmayı dört gözle beklemektedirler.

BİR GERÇEKLİK OLARAK ÖLÜM

Ölüm her dinde, her coğrafyada, her millette ve toplulukta farklı anlamlar ifade eder. Hepsinde ölümün ardından gelen ritüeller, yası yaşama biçimleri kendi kültür dinamikleri içerisinde şekillenir. Ancak hepsinde tek bir ortaklık söz konusudur: ölen kişinin artık hayatlarının bir parçası olamayacağı gerçeği. Çünkü bir ölüm yalnızca bedeni değil paylaşılan anları da beraberinde götürür. Bu kopuş insanlar tarafından çoğu zaman kabul edilmesi zor bir gerçekliktir. Ancak bu kopuş Meksika’da tam bir veda anlamına gelmemektedir.

Pinterest

Pinterest

ÖLÜLER GÜNÜ

Meksika’nın yerli halkları, her yıl ekim sonu ve kasım başı gibi kutladıkları Día de los Muertos yani ölüler günü adını verdikleri bir bayrama sahipler. Bu bayram onlar için ölen sevdikleriyle tekrar kavuşmalarını ifade ediyor. Bu özel günde ölen sevdiklerinin ruhlarıyla tekrardan buluşuyorlar.

Bu buluşma öncesinde aileler büyük hazırlıklar yapıyor. Evlerinden mezarlığa kadar olan yolu kadife çiçekleri başta olmak üzere çiçeklerle, adaklarla ve mumlarla donatırlar. Bütün bunlar ölülerin ruhlarına yol gösterir ve daha kolay bir şekilde yanlarına ulaşmalarını sağladığına inanmaktalar. Bunlara ek olarak ölen kişinin en sevdiği yemekler özenle hazırlanır ve çiçekler, mumlar, kağıt kesmeler (papel picado) eşliğinde sunaklara yerleştirilir.

Pinterest

Pinterest

Bunların yanında ölüler gününün kalbini oluşturan sunaklar (ofrenda) hazırlanır. Bu sunaklar yaşayanlar ölüler arasında somut bir bağ olarak karşımıza çıkarlar. Bu sunaklar yalnızca anma nesneleri değil, hatırlamanın görünür bir biçimi olarak karşımıza çıkar. Üzerlerine ölen kişinin en sevdiği yiyecekler, fotoğraflar, çiçekler, kişisel eşyalar ve su yerleştirilerek ölen kişiye hâlâ sevildiği hatırlatılır.

Bu sunaklardaki nesnelerin ölen kişiyi hatırlatacak nitelikte olmasına önem gösterilir. Her nesne ölünün yaşamından bir parçayı barındırır ve onu bir kayıp olmaktan çıkararak yeniden aileye kazandırır ve bir birey hâline getirir.

Pinterest

Pinterest

Bu geleneğin derinlerinde hatırlanma yatar. Ölüler gününde asıl mesele ölülere hâlâ hatırlandıklarını göstermektedir.

Bu günde Meksika’nın dört bir yanında insanlar yüzlerini ölüleri simgeleyen makyajlar yapıp renkli kostümler giyerek sokaklara dökülürler. Geçit törenleri düzenlenir, meydanlar müzikle dolar; şarkılar söylenir, neşeyle danslar edilir. Sunulan adaklar, edilen danslar, yakılan mumlar, paylaşılan anlar ölenlerle kurulan bağın kaybolmadığını hâlâ canlı olduğunu gösterir.

KADİM BİR GELENEK

Ölüler gününün oldukça eskiye dayanan bir tarihi var. Ölülere yas tutmayı uygun bulmayan ve ölüm ve yaşam arasındaki sınırların keskin bir ayrıma varılmadığı İspanyol öncesi halklara dayanmaktadır. Bu halkların anlayışlarında ölenler toplumdan kopmaz; hatıralarıyla varlıklarını sürdürürler.

16. yy’da İspanyol sömürgeciliğiyle birlikte bu yerel inançlar Katolik gelenekleriyle harmanlanarak günümüzdeki formuna kavuşmuştur. Ölüler gününe yapılan tüm ritüeller de bu eklemlenmenin bir sonucudur.

Pinterest

Pinterest

Bu gelenek insanlığın ortak hafızasının önemli bir örneği kabul edilmektedir. Bu sebeple bu gelenek 2008 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne dahil edilmiştir. İlk olarak 2023’te ilan edilen bu miras, kuşaktan kuşağa aktarılan ritüelleri, sembolleri ve kolektif belleğiyle korunması gereken evrensel bir değer olarak görmektedir.

KAYNAKÇA:

Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.