“Bana bak, o çocukla görüşmeyeceksin!”, “Bu hâlin ne, başımıza satanist mi oldun?” , “Senden korkuyorum çünkü garip görünüyorsun.”, “O müziği dinlersen seni evden atarım, anladın mı beni?” Hepsi 1980’lerde duymaya başladığımız ve eskiye nazaran daha az olsa da hâlâ karşılaştığımız naftalin kokulu cümleler. Evet, evet metal müzik hakkında konuşacağım bugün. Nasıl çıktı, şeytanla ilgisi ne, dinlememeli miyiz gibi soruları açıklığa kavuşturmaya çalışacağım.

Neden Bu Konu?

Geçen sene müzikle pek de alakası olmayan birisiyle konuşma fırsatım oldu. Hobilerin neler gibi klasik bir tanışma sorusu ile muhabbet devam ediyordu. Müzik dinlemediğini söyleyince şaşırmış, neden olduğunu sormuştum. Sevmiyormuş. Evet, spesifik olarak açıp dinlemeyi sevmiyormuş. Sonra o bana ne dinlediğimi sordu ve metal dedim. Karşılaştığım soru şu: “Satanist misin?”

Ben bu olgunun metal müziğin ilk zamanlarında olduğunu ve ilerleyen zamanlarda yok olduğunu düşünüyordum. İşte tam da bu sebepten dolayı bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Pinterest

Metal Müzik Nasıl Ortaya Çıktı?

 Köleler, Sanat ve Blues

“Ne alaka, hani metal müzik konuşuyorduk? Yukarıya da görsel olarak eklemişsin metal gruplarını” diyorsan: Evet farkındayım, şaşırtıcı gelebilir bilmeyenler için ama rock ve metalin kökeni bluesa dayanıyor. Yani bluesun temelinde acı, zor koşullar, yaşam mücadelesi ve bunları bir şekilde dile getirme isteği var. Mesela aşağıda gördüğünüz resimde bluesun kurucuları duruyor. Ön tarafta bir beyaz ve siyahi olanlar da onun köleleri.

Kısaca bugün çalmak için iyi bir teknik bilgi gerektiren müzik türü bir köle ailesinin öncülüğünde ortaya çıkıyor. Şaşırtıcı değil mi?

Wikipedia

“I Love Rock ‘n’ Roll so Put Another Dime in the Jukebox Baby.”

Bugün birçoğumuz rock parçalarını severek dinliyor. Adamlar, Dolu Kadehi Ters Tut, Duman, Led Zeppelin, Aerosmith ve daha fazlasını yani. Peki ya bluesdan rockaa nasıl geçiş oldu, köleler yeni bir şey mi yaratmışlardı? Aslına bakarsanız bu sefer köle olmayanların yarattığı bir türden bahsediyoruz.

Bu konuyu öncelikle şahsi olarak rockın kurucusu olarak gördüğüm Elvis Presley üzerinden anlatmak istiyorum. Küçükken doğum gününde bisiklet yerine gitar alınan bir çocuktu Elvis. Bunun sebebi ebeveynlerinin çocuklarını doğrudan müziğe yönlendirme isteği yoktu sadece gitar o dönemde ucuzdu. Sanatla ilk teması bu şekilde olan Elvis yakınlardaki siyahi kilisesinde çalınan müziklere yani bluesa da ilgi duyuyordu. İlerleyen zamanlarda da blues temelli rock şarkıları yazmaya başlamış hatta siyahiler gibi dans ederek şarkı söylemiş ve halk tarafından kin beslenen ve tutuklanan birisi olmuştu. Klasik bir örnek olan Jailhouse Rock şarkısını dinlerseniz bu işi nasıl yaptığını çok rahat görürsünüz.

Pinterest

Pinterest

Bir diğer öncümüz ise Chuck Berry. Chuck Berry de bluesu ve dansını bir şekilde keşfetmiş birisiydi. O bu türü daha canlı hâle getirmek istiyordu. Hatta ben aradan çıkayım bizzat Chuck Berry’nin söylediklerinden dinleyin ne yapmak istediğini:

 “Rock’n Roll, eski müziğin modernleşmiş hâliydi. Eskiden Blues vardı, biz onu hızlandırdık ve enerjik bir hâle getirdik. Rock’n Roll, köklerden yeni bir yol açtı.”
“Birçok kişi Rock’n Roll’un kökenlerini bilmiyor. Ama Rock’n Roll, basit bir şarkı yazmanın ötesinde bir şeydir; o, bir yaşam tarzıdır. Ben sadece müziğimi yapıyordum ve insanlara eğlenmeleri için bir şeyler sunmak istedim.”
İşte bugün birçoğumuzun keyifle dinlediği bir tür bu gibi girişimler sonucu ortaya çıktı ama durun daha yolculuğumuz bitmedi.

kaynak: Pinterest

Ailenin Yeni Üyesi: Metal!

Rock ‘n’ Roll’un getirdiği yeni müzik anlayışı durdulamaz bir şekilde büyüyordu. Led Zeppelin, The Doors, Aerosmith ve daha bir sürü efsane ortaya çıktıktan sonra yine yenilik peşinde koşan bir grup ortaya çıktı. 2025 yazında hayatını kaybeden bir solist, parmağını kaybetmiş bir gitarist. Evet, Black Sabbath’tan bahsediyorum. İşçi sınıfından gelen 4 kişi: Ozzy Osbourne (vokal), Geezer Buttler (Bass), Bill Ward (Davul), Tonny Iomi (Gitar).

Ozzy Osbourne bir korku filmi izledikten sonra “Neden insanları korkutmak için müzik yapmıyoruz?” diye bir fikir ortaya attı. Sahnede yarasa kafası kopartan bir adam için pek de absürt olmayan bir düşünce aslında.

Rock’ı alıp biraz yavaş ve ürkütücü hâle sokmayı başardılar. Burada iki ana unsur var:

1) Tonny Iomi’nin parmağını iş kazası sonucu kaybetmesinden dolayı protez kullanması daha kalın ve gerici sesler çıkarmalarını sağladı.

2) Triton ses aralığını kullanmaları. Orta Çağ’da “Diablous in Musica” olarak damgalanan Triton temel olarak 3 tam ses aralığına dayanır ve huzursuzluk hissi verir. Örnek olarak, Do Majör dizisini ele alalım:

Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si.

Fa’dan sonra Triton’a göre bir nota çalmak istersek bu nota Si olacaktır. (Fa-Sol= 1 tam, Sol-La=1 tam, La-Si=1 tam)

Bu kadar müzik teorisi yeter, ilginç bir bilgi vereyim bu Triton, Türk Sanat Müziği’nde de kullanılmakta. (Tritone hakkında araştırma yapmak isterseniz: https://darkbluenotes.com/tritone-ve-heavy-metal/)

İşte buradan sonra da metal müzik dallanmaya başlıyor: Thrash Metal, Metalcore, Doom Metal, Black Metal, Power Metal, Death Metal, Heavy Metal, Groove Metal, Progressive Metal, Nu Metal ve tahmin edemeyeceğiniz kadar çok daha fazlası.

Muhtemelen çoğunda da önceki dönemin izleri görülüyordur. Klasik bir örnekle açıklayayım. Metallica, davulcu Lars Ulrich’in bir reklam gazetesine verdiği ilan üzerine kuruldu ve gazetede kriter olarak “Iron Maiden, Diamond Head, Tygers of Pan Tang” gibi grupları dinleyip çalabilmesiydi. Bunlar da Metallica’dan bir önceki dalga olarak nitelendirebileceğimiz gruplar.

Pinterest

Metal Satanizm Midir?

Aslında hem evet hem hayır. Şimdi o kadar tarihçe anlatan birinden direkt yalanlamasını beklerdiniz değil mi? Maalesef ki her şey göründüğü kadar güllük gülistanlık ya da berbat değil. Megadeth “Seni sonraki hayatımda bulacağım.” derken diğer yandan Mayhem de kilise yakıyor.

Peki neden satanizmle metal ilişkilendiriliyor gelin bunu açıklayayım. Öncelikle bunun en büyük sebebi triton kavramı. Bunun yanı sıra şeytanı betimleyen ve bazen de övercesine yazılan sözler. Hepsi bu kadar mı? Tabii ki de hayır. Bunu anlamak için öncelikle Black Metal’i incelemeliyiz.

Black Metal Nedir, Nasıl Doğdu?

Aslında ilk başlardaki Black Metal günümüzdekiyle aynı değildi çünkü ortaya çıktığında Thrash Metal (Metallica, Megadeth, Pantera, Slayer) ile Black Metal (Leviathan, Mayhem, Forgotten Woods) ayrımı yoktu. Yine de Bathory ve Venom adlı gruplar bu ekolün öncüleri olarak kabul ediliyor. Venom 1982’de Black Metal adını taşıyan ve diğer metal albümlerine nazaran daha sert bir albüm çıkarttı.

Albümün kapağı (aşağıdaki görsel), şarkı isimleri (To Hell and Back, Leave Me in Hell gibi), şarkı sözlerinin içeriği (okültizm, kara büyü, Elizabeth Bathory’ atıf), sahne şovları gibi etkenlerden dolayı Metal satanizmle eş tutuldu. Ama bu adamlar gerçek hayatta böyle değillerdi, kendi açıklamalarında insanları korkutmak için böyle bir şey yaptıklarını söylüyorlardı. Ozzy’nin müzikle insan korkutma fikrini Venom başarmıştı kısaca.

İşte tüm hikâye bundan ibaret.

Kaynakça:

https://www.metalmuzikansiklopedisi.net/2015/04/seytann-metal-muzikteki-yeri.html

https://metalwani.com/2017/11/metallicas-lars-ulrich-on-how-he-met-james-hetfield.html

 

Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.