Christopher Nolan denildiğinde akla ilk gelen kavram şüphesiz “zaman”dır. O, zamanı sadece hikâyenin aktığı doğrusal bir yer olarak değil, bükülebilen, tersine çevrilebilen, katmanlı bir boyut olarak kullanır.

Zamanın Oku ve Nolan

Neden Geçmişi Hatırlarız da Geleceği Hatırlamayız? Çünkü geçmişte entropi (düzensizlik) daha düşüktü. Termodinamiğin ikinci yasası bize acı bir gerçeği fısıldar: Sıcak soğuğa, düzen kaosa, yaşam ölüme doğru akar. Bir fincan kahveye döktüğünüz sütün dağılmasını izlemek, aslında zamanın fiziksel akışını izlemektir. Süt kahveye karıştığında düzensizlik artar ve hiçbir güç o sütü ve kahveyi molekül molekül ayırıp geriye getiremez. İşte bu geri döndürülemezlik ve düzensizliğin artışı  zamanın ‘oku’dur. Yani kısacası zaman, düzensizliğe doğru giden akıp giden tek yöne ilerleyen bir oktur.

Parçalanmış Hafızanın Kronolojisi : Momento 

Nolan izleyiciyi ekrana bağlamak için birçok numara biliyordu şüphesiz. Bunlardan bir tanesi Nolan’ın başyapıtlarından olan Momento (Akıl Defteri) isimli filmidir. Bu filmde zaman geriye doğru akar. Karakterin (Leonard’ın) şimdisi ile başlayan film geçmişe doğru gider. Sahneler, izleyiciyi Leonard’ın yerine koyar; tıpkı Leonard gibi izleyici de öncesinde ne olduğunu bilmez. Nolan bu sahneleri A çizgisine koyar. A çizgisinde sahneler renklidir.

Nolan filmde B çizgisi olarak adlandırdığı kısımda ise siyah beyaz sahneleri kullanır. Bu kısımda izleyici zamanın kronolojik olarak akmaya başladığını görür. Leonard’ın bir otel odasında telefonda konuştuğu bu sahneler, hikâyenin nesnel tarafını temsil eder. Filmin kurgusunun bu yapısı, Nolan’ın kardeşi Jonathan Nolan‘ın “Memento Mori” adlı kısa öyküsünden ilham alır. Bu yapıya Nolan “saç örgüsü” der.

Momento - Netflix

Momento – Netflix

“Hafıza, dünyanın şeklini değiştirir.” Leonard Shelby’nin bu iddiası, aslında filmin temel tezidir. (Sternberg, 2006).

Nolan bu filmde hafızanın sınırlarını, şimdiki zamanda yaşayan birisi ile dile getirmiştir. Hafızamızın sınırlılıkları varoluşsal bir korkuya dönüşmüştür artık. Hatırlayamıyorsak, yaptıklarımızdan sorumlu değil miyiz? Eğer hafızayı kaybedersek, benliğimizi ve ahlaki pusulamızı da kaybeder miyiz? Nolan, bu sorulara filmle birlikte cevap verir.

Dunkirk ve 3 Farklı Zaman

Dunkirk’i sıradan bir savaş ve kahramanlık filmi yapmaktan alıkoyan şey yine Nolan’ın bu filmin içine yedirdiği muhteşem zaman algısıydı. “Kahramanlık zamanı” yerine “bekleyişin zamanı” işlenir filmde. Filmin doruk noktasında; Tom Hardy’nin uçağının yakıtının bittiği an (1 saatin sonu), teknenin oraya varması (1 günün sonu) ve iskeledeki komutanın ufka bakması (1 haftanın sonu) çakışır. İşte senin bahsettiğin “duygusal an” budur. Farklı hızdaki saatler, birleşmiştir böylece.

Nolan, bir pilotun kokpitindeki bir saati, sahilde bekleyen askerin bir haftasına denk tutarken aslında göreliliği bize iliklerimize kadar hissettirir. Ölümle burun buruna gelinen o son saniye, bekleyişle geçen bir ömürden daha uzundur der bir nevi. Bu üç katman, filmin sonunda tek bir anda birleşir. Nolan, bu birleşmeyi “Shepard Tone” adı verilen, sürekli yükseliyormuş hissi veren bir ses illüzyonu kullanarak sağlar. Bu sayede zamanın daraldığı hissi, fiziksel olarak izleyicide tepki oluşturur. Bir pilotun son yakıt damlasıyla havada geçirdiği bir saat, sahilde kurtarılmayı bekleyen askerin bir haftasına eşittir. Dunkirk, zamanın sabit bir akışı olmadığını; korku anında sonsuzluğa uzayan, kurtuluş anında ise göz açıp kapayıncaya kadar geçen göreceli bir deneyim olduğunu kanıtlar.

Dunkirk - Prime Video

Dunkirk – Prime Video

Kalbin Zamanı: Interstellar

Hafıza ve bedenin zaman algısından sonra Nolan bu filmde kalbin zamanından bahseder. Einstein’ın Genel Görelilik Teorisi’nin bir baba-kız hikâyesinde dramatik bir yapıya dönüşümünü görürüz bu filmde. Kütle çekiminin zamanı bükebildiği bir evrende, “zaman” harcanabilir en kıymetli ve en acımasız şeydir. Miller gezegeninde geçirilen birkaç saat, Dünya’da onlarca yıla mal olur. Cooper, genç kalırken kızının yaşlanıp ölüm döşeğine gelmesi, sinema tarihinin en hüzünlü paradokslarından biridir. Ancak Nolan, fiziğin soğuk kurallarına karşı “sevgiyi” bir köprü olarak sunar. Hiperküp sahnesinde zaman, uzamsal bir boyuta dönüşür; Cooper, zamanın koridorlarında yürüyerek geçmişe “dokunabilir”. Burada verilen mesaj nettir: zaman her şeyi çürütüp yok etse de, sevgi her zaman bizimledir.

Nolan bu filmi çekerken yalnızca kendi hayal gücünü kullanmadı. Filmin yapımcısı olan Thorne, aynı zamanda bilim danışmanı oldu. Thorne matematiksel verileri sundu ve filmin görsel simülasyonu yapıldı. Görsel efekt ekibi o kadar başarılı oldu ki kara deliğin etrafındaki o ışık hüzmesinin yerçekimi tarafından bükülen görüntüsü hayranlık oluşturdu. Ortaya çıkan görüntü o kadar doğruydu ki, bu simülasyon daha sonra bilimsel makalelere de konu oldu.

Filmin müzikleri, gerilim duygusunu ve zamanın akışını yalnızca görsel olarak değil işitsel olarak da filmi hissetmemize sebebiyet verdi. Öyle ki Hans Zimmer’ın besteleri bu filmde matematiksel hesaplamalara göre yapılarak, müzikteki her bir “tik” sesi, Dünya zamanıyla tam bir güne eşitlendi. Nolan böylelikle her bir tık sesiyle kızın hayatından kayıp giden bir günün bestesini izleyiciye sundu.

Interstellar

Zaman Makinesi: Sinema

Nolan’ın filmlerinde işlediği harika zaman anlatasını görünce zaman makinesinin aslında sinema ile yaşatılabileceği duygusuna kapılıyor insan. Duvar saatlerinden ya da dijital saatlerimizden daha fazlası olan zamanın kalbimizde, bedenimizde ve hafızamızda daha farklı olduğunu gösterir bize. Bu büyük zaman paradoksları sonunda bizleri derin düşüncelere yönlendiren sorulara yöneltir. Nolan’ın filmlerindeki o eşsiz zaman anlatısını gördüğümüzde, insan tek bir duyguya kapılıyor: belki de zaman makinesi icat edilmeyi beklemiyor, o sinemanın gücüyle zaten yaşıyor.

KAYNAKÇA:

  • Nolan, C. (Yönetmen). (2000). Memento [Film]. Newmarket Capital Group.

  • Nolan, C. (Yönetmen). (2014). Interstellar [Film]. Paramount Pictures.

  • Nolan, C. (Yönetmen). (2017). Dunkirk [Film]. Warner Bros. Pictures.

  • Thorne, K. (2014). The Science of Interstellar. W. W. Norton & Company.

  • Nolan, J. (2001). “Memento Mori”. Esquire Magazine.

  • Zimmer, H. (2017). The Making of Dunkirk: The Shepard Tone.

  • Hawking, S. (1988). A Brief History of Time.

Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.