Geleneksel dövmeleri, kesilmiş serçe parmakları ve gizemli hayatlarıyla Yakuza her daim merak konusu olmuştur. Doğu Asya’da bir adalar ülkesi olan Japonya her ne kadar suç oranlarının düşük oluşuyla bilinse de dünyanın en büyük suç örgütü olan Yakuza bu coğrafyada doğmuştur.

“HİÇBİR ŞEY İÇİN İYİ”

Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde suçluların oluşturduğu hiyerarşik bir yapıya denk gelen mafya terimi Asya’da organize suç örgütleri için de kullanılmaktadır. Bu örgütlerden belki de en bilineni Yakuza’dır.

Yakuza, 150 binden fazla üyesiyle dünyanın en büyük suç örgütüdür. Japon hükümeti uzun yıllardır çökertmeye çalışmış ama en yaklaştıkları dönemde Yakuza, tekrar yükselişe geçmeyi başarmıştır.

Ana merkezi Japonya’da bulunan Yakuza, günümüzde tüm coğrafyalardan kendisine katılımcı bulmuştur. Bu geniş katılımcı ağıyla Japon mafyası büyük bir güç elde etmiştir. Bu gücünü sadece geniş katılımcı ağıyla değil, örgüt içinde esneklik sağlamayan kurallarından da alır.

Yakuza üyeleri kendilerini örgütün adıyla ya da “gokudō” şeklinde nitelendirmektedirler. Yakuza kelimesinin kökeni, örgütün tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. Eski bir Japon kart oyunu olan Oicho- Kabu’da Yattsu(8), Ku(9), San(3) kart kombinasyonuyla oyun bitiyordu. Yani kaybetme ve sıfır ile ilişkilendirilen bu kombinasyon Yakuza isminin kökenini oluşturmuştur. Kelimenin manası ise “Hiçbir şey için iyi”dir.

istanbulchannel

BAKUTOLAR VE TEKİYALAR

Yakuza’nın geçmişi 16. yüzyıla yani Edo dönemine kadar gitmektedir. Bu dönemde iki grup ortaya çıkmıştı: Bakutolar ve Tekiyalar. Tekiyalar seyyar satıcılıkla uğraşıp uyuşturucu ticareti yapıyorlardı. 1700’lerin başında gruplar hâlinde örgütlenmeye başladılar. Şinto festivallerinde güvenliği sağlamak gibi sorumlulukları vardı.

Diğer bir grup olan Bakutolar ise kumar dünyasında söz sahibiydiler. Şu an yasak olduğu gibi o dönem Japonya’sında kumar yasaktı ve Bakutolar kumar oynatıp dolandırıcılık faaliyetlerinde bulunuyorlardı. Aynı zamanda vücutlarının çoğunu renkli dövmelerle kaplıyorlardı. Bugün Yakuzaların vücutlarını dövme ile kaplama geleneği ve yubitsume adını verdikleri parmak kesme ritüeli buradan gelmektedir.

Her iki grup da yetkililer tarafından alt tabaka olarak görülmekteydiler. Bu iki grup birleşerek fuar ve pazar alanlarındaki tezgâhlarda söz sahibi olmaya başlamışlar ve bir alt kültür oluşturarak suç örgütüne dönüşmüşlerdi.

azizyardimli.com

YAPILANMALARI

1800’lü yıllarda toplumla birlikte Yakuza’nın yapılanması ve faaliyetleri de değişim geçirdi. Emlak ve lojistik piyasasına el atıp siyasete yön vermeye başlamışlardı. Gece hayatında koruma, işçi tedariki gibi faaliyetlere yönelmişlerdi.

20. yüzyılda artık tamamen sistemleri oturmuş vaziyetteydi. Devletle gizli bir iş birliği içindeydiler. Karaborsada, sigara ticaretinde güç kazandılar. Özellikle 1960-1990 yılları arasında Yakuza altın çağını yaşadı. Uyuşturucu ticaretini hat safhada sürdürüp, bar işletmeleriyle güçlerini ikiye katladılar.

1992’de çıkan şiddet grupları karşıtı kanun ile banka hesapları kısıtlandı, iş anlaşmalarından dışlandılar. Bu kanun ile güçleri büyük ölçüde azalmış olsa da günümüzde hâlâ varlıklarını ve faaliyetlerini sürdürmektedirler.

japonkulturu

KADINLAR KATILAMIYOR

Örgütlerin üyelerinin genellikle erkeklerden oluştuğu bir gerçek. Ancak az da olsa, kadın katılımcıları da bazı örgütlerde görmek mümkün olmaktadır. Griselda Blanco, Maria Licciardi gibi kadın örgüt liderleri buna örnek oluşturabilir. Yakuza’da ise bu durum farklıdır. Kadınların katılımı kesinlikle yasaklanmıştır. Bir noktada hayatını bir Yakuza ile birleştiren kadın örgüt içi faaliyetlerde yer alabilir ama resmiyette yakuza sayılmamaktadır.

Pinterest

YUBİTSUME

Yakuzalar köklerinden gelen birtakım ritüelleri hâlâ sürdürmektedirler. Bunlardan en belirgini “Yubitsume” adı verilen bir cezalandırma yöntemidir. Yakuzanın örgüte karşı bir suç işlemesi durumunda serçe parmağının kesilmesi uygulamasıdır. Bu uygulama ilk olarak Bakuto tarafından başlatılmış ve örgüt tarafından günümüzde azalmış bir şekilde de olsa devam ettirilmektedir.

japantimes

YAKUZA DÖVMELERİ

Yakuza kültürünün en karakteristik özelliği dövme uygulamalarıdır.  Birçok yakuzanın dövmesi modern dövme yöntemlerinin dışında yapılmıştır. Modern yöntemler yerine bambu ya da çelik iğnelerle yapılmasını tercih etmektedirler. Bu dövmeler irezumi olarak nitelendirilen geleneksel Japon dövmesi olmak zorundadır.

Her yakuzanın dövme yaptırması uygun görülmemektedir. Ustanın öncelikle buna layık olup olmadığı yönünde fikir belirtmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda yakuza dövme yaptırmaya başlayabilir.

Yakuzalar genellikle Japonya’da şans getirdiğine inanılan koi balığı, insanlığın koruyucusu olduğuna inandıkları ejderha, şeref ve cesareti vurgulayan samuray dövmelerini tercih etmektediler.

Günümüzde Japonya’da Yakuza ile ilişkilendirildiği için dövmelere büyük ölçüde önyargı ile yaklaşılmaktadır. Toplu alanlara girerken Yakuzalar da dahil dövme sahipleri bu dövmeleri gizleme gereksinimi duymaktalar.

asialogy

FİLMLERİN ÖZNESİ OLDULAR

Yakuzalar oluşturdukları bu yapılanma ve yer altı faaliyetleriyle uzun zamandır ilgi çekmekteler. Film sektörü de Yakuza kültüründen bu anlamda pay çıkarmış ve bu ilgiyi kullanmıştır. Irezumi Ari, Blues Harp, Kanlı Hesaplaşma gibi filmler Yakuzalardan ilham alan filmlere sadece birkaç örnek oluştururlar.

kyotojournal

KAYNAKÇA

 

Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.