Temsil’de bu konu ile ilgili elbette bir yazı daha vardı ancak birçok yönden eksikti. Özetle dediği şuydu: “Bir girişimci vardı, hippiler için bir festival düzenledi ve bu festival ikonik oldu. 1999 yılında tekrar yapıldı ama bu sefer kaos gerçekleşti.” Evet bu doğru ama sormamız gereken daha fazla soru var. Gerçekten sadece basit bir organizasyon muydu? Asıl amacı müzik ve eğlence miydi? 1999’da yaşananlar sadece gençlerin suçu muydu? 1994’te gerçekleşen Woodstock Festivali bu hikâyenin neresinde?

Dönemi ve Mekânı Anlamak

Woodstock’ı anlamak için kısaca 1960’lar ve 70’lere değinmek gerekiyor. Vietnam Savaşı başlamış, kapitalizm ve şehirler aynı anlama gelmeye başlamış, yetişkinler yeniliğe kapalı ve en önemlisi arada kalmış bir gençlik. Kimine göre uyuşturucu tüketen, hiçbir iş yapmayan veya yapmak için bilgi birikimi olmayan, aylak aylak dolaşan serseri tiplemeler. Kimine göre de yetişkinlerin yapamadığını yapan, dünyayı olması gerektiği gibi yorumlayan, zararsız bir kuşak.

Bir yanda savaş tüm şiddetiyle devam ediyor diğer yanda ailelerin baskısı başka bir tarafta da var olan düzenin saçma olduğunu düşünen bir gençlik. Genel olarak dönemin Amerika’sında mevcut durum bu. Ancak bunun yanında bir etken daha var ki en az Vietnam Savaşı kadar güçlü: Rock! Blues’dan türeme olan bu tür hızla yayılmakta başta gençler olmak üzere organizatörlerin de dikkatini üstüne çekmekteydi.

İşte burada ilk önce Woodstock kasabasını konuşmamız gerekiyor. Neredeyse rock müzik burada yaşıyordu. Sanatçılar buraya taşınıyorlardı. Ayrıca o dönem şehir kavramı daha çok makine, üretim, sanayi gibi kavramları çağrıştırıyordu fakat Woodstock öyle değildi. Adı gibiydi sanayileşmeye katılmamış yeşillik bir kasabaydı. Bu noktada tüm bunları görmüş olan genç bir organizatör sahneye çıkıyor: Michael Lang.

Michael Lang / hollywoodreporter

Michael Lang / hollywoodreporter

Bir Stüdyo Kurmak

Lang daha evvel küçük çaplı organizasyonlar yapmıştı. Woodstock civarında ise rock sanatçıları için stüdyo kurmak istiyordu. Yolu bir şekilde Artie Kornfield ile kesişmişti. Kornfield altmışlarda Capitol Records adında bir plak şirketinde çalışıyor ve bu tip işlerin nasıl işlediğini iyi biliyordu.

Lang fikrini Kornfield’a açtığında aslında yanına bir ortak bulmuştu. Bu şirket Bethel’da kurulacaktı çünkü sanayileşmeden uzak kalmış gençlerin ve bazı sanatçıların ilgisini çeken bir yerdi. Tek bir eksik kalmıştı o da paraydı. Ne demiş atalarımız? İyi olacak hastanın ayağına doktor gelirmiş. Bu ikili bir gazete ilanına rastlıyor. Joel Rosenman ve John Roberts adında iki sermaye sahibi yatırım yapmak için fikir arıyor.

Para bulundu, fikir ortada ve sıra uygulamaya geldi. İşte tam bu noktada gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Böyle bir stüdyoyu öncelikle halk istemiyor, proje hippileri kasabaya çekecek ve halk bundan rahatsızlık duyuyor. Ayrıca halkın arkası daha sağlam çünkü belediye de hippilere karşı.

Bunun dışında bir de müzik sektörünün gerçekleri var tabii. Evet plak şirketleri kayıt alıyor ancak rock müzik bu şekilde büyümüyor. Rock’ı büyüten şey canlı performanslar, festivaller. Bu nokta halkın ve belediyenin tavrıyla birleşince de fikir değiştirmek durumunda kalıyorlar.

Tanıtım Amaçlı Bir Festival

Madem stüdyoyu kuramıyoruz barış ve müzik temalı bir festival yapalım. Hem halkın bize karşı olan nefretini kırmış oluruz hem de stüdyo projesinin bir reklamı olmuş olur düşüncesi sarmıştı Lang ve Kornfield’ı.

Bunun için öncelikle arazi gerekiyordu. Bu noktada bir çiftçi olan Max Yasgur ile görüştüler. Yasgur gençleri zararsız olarak gördüğü için teklifi kabul etti.

Yapılacak olan festivalde tüm hazırlıklar gençler tarafından yapılıyordu. Halk da pek tabii ayrılmış durumdaydı. Kimileri gençleri zararsız buluyor, kimileri zararlı buluyor kimileri de sadece kasaba ekonomisine yarar sağlayacağını düşündüğü için ses etmiyordu.

roohanrealty

Barış ve Müzikle Geçen Üç Gün

Konser sorunsuz başlamıştı. Planlanan üç günde The Who, Jimi Hendrix ve Richie Havens gibi efsanevi isimler sahneye çıkacak ve dünyanın en büyük müzik festivali gerçekleşecekti.

Biletli seyirciler geliyordu. Yaklaşık 186 bin kişiye bilet satılmıştı. Bu durumu organizatörler bile beklemiyordu. Katılım yoğundu ama kârdan söz edilemezdi. Hatta bazı sanatçılar bile pek bir para almadıklarını ancak burada önemli olanın para değil, buradaki atmosfer olduğunu söylüyordu. Açıkçası Lang da bu fikirdeydi.

Biletli seyirciler alana girmişti ama daha fazla insan geliyordu, teller yırtılıyor konser alanına kaçak olarak giriyordu. En sonunda organizatörler bu konserin ücretsiz bir müzik etkinliğine dönüştüğünü duyurmak zorunda kaldı.

Konser ortamını şöyle anlatayım: Seyircilerden birisi sahneye çıkıyor ve sanatçının birinin cebinden sigara paketini alıyor, bir sigara yakıyor. Hatta sahnede bir süre kalıp solistle omuz omuza kafasını ve bedenini sallıyor.

Sanatçılardan bir diğeri ise insanların artık pek fazla iletişim kurmadığını fakat şu anda herkesin birlikte eğlendiğini ve bunun parayla satın alınamayacağını söylüyor.

Her şey güllük gülistanlık değildi normal olarak. Çevre çiftçilerinin bazılarının arazisi mahvolmuş ve bazıları ise hayvansal ürünleri çöpe atmak zorunda kalmıştı. Ayrıca festivaldekiler organizasyon yetersizliğinden dolayı hastanelik olmuştu. Bunun üzerine başta bu organizasyona karşı olan yerel yönetimleri himayesinde bulunduran Amerika Devleti bir askerî helikopter ile tıbbi destek göndermişti.

Tüm bunlara rağmen gençler eğleniyordu. Kaos vardı ama insanlardan dolayı değil organizasyon yetersizliğindendi. Kimse taşkınlık çıkarmıyordu hatta nehirde insanlar kızlı erkekli çırılçıplak yüzüyor, yıkanıyor ve kendilerince eğleniyordu. Taciz ya da tecavüz olayları ilginçtir ki olmamıştı.

Organizatörlerin açısından bakarsak daha önce de dediğim gibi kâr yoktu ama mutlu bir kalabalık vardı. Öyle ki stüdyo fikri akıllarından uçmuştu. Festival her şeyin önüne geçmişti. Maddi bakımdan da alacaklılar, davalar ve hukukî meselelerle uğraşıyorlardı.

Kaos ve Huzur Arasında Bir Köprü: 1994 Woodstock

Her ne kadar hippiler için bir organizasyon düzenleme fikriyle gerçekleşmemiş olsa da çiçek çocuklar bu festivalin bir simgesi hâline gelmişti.

Takvimler 1994’ü gösterdiğinde Lang bu projenin tekrar yapılıp yapılamayacağını düşünüyordu. Festival yapılalı 25 sene olmuştu ve bir saygı duruşunda bulunmak istiyordu fakat bu işi tek başına yapamazdı. Kendisine sektörde tanınmış bir ortak buldu: John Scher.

Bu sefer Lang daha temkinliydi. Güvenlik ve bilet gişeleri teoride sağlamdı. Biletsiz seyirci giremez sanıyordu. 164.000 bilet satılmıştı ama bir bu kadar da biletsiz seyirci girmeyi başarmıştı.

Organizasyona baktığımızda belki anlatılması gereken tek şey Mudstock olarak tarihlere geçmesi olacaktır. Kısaca açıklayayım, konserin 2. gününde öğleden sonra feci şekilde yağmur yağdı ve etraf bataklığa döndü. Öyle ki Nine Inch Nails ve  Green Day gibi gruplar çamurun da dahil olduğu performanslar sergiledi.

Elbette önemli olan nokta bu değil. Asıl önemli olan şey artık çiçek çocukların ruhu yaşamıyordu. Barış sadece bir temaydı ve pazarlanıyordu. Kaos yine vardı fakat şans eseri kontrol altındaydı. Kısaca bu festivalin bir daha gerçekleşmesi hâlinde daha büyük karmaşaların oluşacağını haber ediyordu.

Trent Reznor-Nine Inch Nails / wcleveland

Organizasyonların Yüz Karası: 1999 Woodstock

“Sevgi ve barış birleşince kapitalist girişim ortaya çıkar”

Sözleriyle açıklıyordu Metallica’nın gitaristi Kirk Hammett asıl amacı. Silahlı şiddet büyük bir sorun hâline gelmişti. Scher ve Lang 1969’da yapılan organizasyonun ruhunu kendi çocuklarına ve akranlarına göstermek istiyordu, en azından böyle anlatıyorlar. Atladıkları bir nokta vardı ne dünya eski dünyaydı ne de çiçek çocukların esamesi okunuyordu.

Plan yapıldı. Griffiss Hava Üssü kullanılacaktı, iki sahne ve ekip için de bir bölge olacaktı. Bu sefer biletsiz seyirci alınmayacaktı ki alınmadı da. Yiyecek hakları satılmıştı ki bu aşırı pahalılık demekti. Televizyondan yayın için MTV ile anlaşıldı, izleyecek olanlar üç günlüğüne 59 dolar ödeyecekti.

Plana bakıldığında her şey mükemmeldi ancak gözden kaçan bir nokta vardı. Siyasal sorunlar; Amerikan Pastası, Dövüş Kulübü gibi diziler gençleri etkilemişti. Ayrıca rock müzik iyice sertleşmiş metal ve hard rock önem kazanmıştı. Kısaca barış ve sevgi isimden öteye geçemeyecekti.

İlk gün güzel başlamıştı ta ki Korn’a kadar. Kalabalık Korn için gelmişti ve Korn da güçlü bir performans vererek kalabalığı coşturmuştu. Kalabalığın hâlinden bir tehlikenin yaklaştığı seziliyordu. Bunu Korn’dan sonra sahne alacak Bush grubunun solisti söylüyordu. İlk günün sonlarına yaklaşırken Bush sahneye çıktı ve sakin şarkılar söyleyerek harareti biraz da olsa almayı başarmıştı. Bu organizatörlerin de içini ferahlatmıştı.

İkinci gün bu kadar şanslı geçmeyecekti. Tuvalet ve çöp sorunları başlayacak, pahalılık artık gerçekten bir sorun hâline gelecek ve uyuşturu kullanıp sabaha kadar partilemiş kalabalık yavaş yavaş çığrından çıkacak ayrıca bu da yetmezmiş gibi sıcak da kendini gösterecekti.

Woodstock 99 /pollstar

Wyclef Jean’ın sahnede agresif tavır alması kalabalığı ateşlemişti. Bu aslında böyle devam edecekti. Açlık, susuzluk ve sıcak kendini göstermeye başlıyordu. İnsanlar MTV kameralarını görünce agresif tavırlar sergiliyorlardı. Çıkan sanatçılar daha da kışkırtıyordu hatta bir sanatçı şöyle diyordu: “Para, seks ve kızlar. Woodstock ruhunu yakalamışlar.” Woodstock artık apayrı anlamlara gelmeye başlamıştı. Sahneye çıkan kadın sanatçılara soyunmaları talep ediliyor, izleyeci olan kadın ve kızlar taciz ediliyordu. İnsanlar yine çıplaktı ancak bu sefer taciz vakaları da vardı.

Organizatörlere göre hiçbir sorun yoktu, tek sorun tacizdi ona da biz bir şey yapamayız diye bakıyorlardı. Açlık ve susuzluk onları etkilemiyordu. Mangal partisi verip eğleniyor sadece bitmesini umuyorlardı.

İnsanlar bir muhatap bulamayınca MTV çalışanlarına saldırmaya başlamışlardı. Şişeler ve piller fırlatılıyor, her taraf yıkılıyordu. Bunların üstüne de çıkacak olan grup Limp Bizkit’ti. Kaos demekti Limp Bizkit. Break the Stuff şarkısı anons edildiğinde insanlar şarkıyı dinlemek yerine uygulamaya koyulmuştu. Organizasyon kulelerine saldırılıyor, sökülebilecek her şey sökülüyordu.

Pazar günü ise işler çığrından çıkmıştı. 4 dolar olan 12 dolar oldu, insanlar ATM’leri parçalıyorlar ve sadece saldırıyordu. Bu günün sonunda ise bir yangın çıkacaktı. Red Hot Chili Peppers sahneye çıktığı anda herkese mum verilmişti. Başta sadece görsel şölen yapılıyordu fakat sonrasında mumlar ile yanacak her şey tutuşturulmuştu. Gelin o anları bir Megadeth’in solisti olan Dave Mustaine’den dinleyelim:

“Havaalanının bir ucundaydık, o adamlar da diğer ucundaydı. Dumanı görebiliyorduk ve bir şeylerin ters gittiğini biliyorduk. Ve bunu anlayabiliyorduk – sanki yavaşça bize doğru yürüyen bir ordu gibiydi. Ve bana öyle geldi ki insanlar sinirlenmişti ve “Boş ver. Megadeth tarafına gidelim.” dediler. Çünkü sanırım en son grup bizdik ve hatırladığım kadarıyla tüm konseri biz kapattık.”

Kısacası 1969’dan itibaren bir organizasyon eksikliği vardı ve bunu sadece insanların hoşgörüsü tolere ediyordu. Zamanla dünya değişti, insanlar değişti ve toleransı az bir hâle geldi. Mükemmel olabilecek bir organizasyon yönetimin kötü olması sonucunda bir felakete dönüştü.

KAYNAKÇA

Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.