Bugün sizlere günümüzün en çok kullanılan sosyal medya platformlarından biri olan TikTok’ta  akışınızda daha önce muhtemelen denk geldiğiniz bir akımdan söz edeceğim: Hear me out.  Bir grup arkadaş bir masanın etrafında toplanmış, önlerinde ise alışılagelmiş estetikten çok uzak, üzerinde tuhaf bir karakterin fotoğrafı olan bir pasta duruyor. Pastayı getiren kişi heyecanla, hatta biraz da savunmaya geçerek o kilit cümleyi kurmasıyla beraber pastanın üzerine mumlar yerine ilgimizi çektiğini söylemeye utanıp çekindiğimiz karakterleri dikiyorlar.
İlk bakışta sadece Z kuşağının yeni bir eğlencesi gibi görünen bu akım, aslında yüzeyin hemen altında dijital kültürün, parasosyal ilişkilerin ve modern beğeni algımızın nasıl değiştiğine dair ilginç ipuçları barındırıyor. Bu pastanın altındaki sosyolojik katmanlara biraz daha yakından bakmaya ne dersiniz?

Karanlık Üçlü ve Kurgusal Kötülere Duyulan İlgi

Bu pastaların üzerinde genellikle tanıdığımız prens veya prensesleri görmüyoruz. Daha çok kötü karakterler, insansı olmayan varlıklar: bir uzaylı, bir robot ya da Yüzüklerin Efendisi’ndeki bir ork gibi. Peki neden?

Psikoloji bu durumu, kurgusal karakterlere duyulan ilginin güvenli bölge olmasıyla açıklıyor. Araştırmalara göre, izleyiciler gerçek hayatta tehdit olarak algılayacakları Karanlık Üçlü; narsisizm, makyavelizm, psikopati özelliklerini kurgusal dünyada çekici bulabiliyor. Çünkü kurgu, bize zararı olmayan bir alan sunuyor. Hear Me Out pastası, aslında bu güvenli alanda duyulan, toplumun tuhaf olarak etiketleyebileceği çekimin, sosyal bir çemberde meşrulaştırılması çabasını gözler önüne seriyor.

Parasosyal İlişkilerin Somutlaşmış Hâli

1950’lerde Donald Horton ve R. Richard Wohl tarafından ortaya atılan Parasosyal Etkileşim kavramı, medya figürleriyle kurduğumuz tek taraflı bağları tanımlar. Eskiden bu bağlar bireysel ve gizli yaşanırdı. Ancak günümüz dijital kültüründe bu durum, kolektif bir performativiteye dönüşmüş durumdadır.

Bu akım, dijital ortamda, örnek vermem gerekirse Twitter veya TikTok yorumlarında, yaşanan bu tek taraflı aşkı fiziksel dünyaya taşıyor. Kişi, pastayı arkadaşlarına sunarak sanal dünyadaki duygusal yatırımını, gerçek dünyadaki sosyal çevresine onaylatmak istiyor. Yani o pasta sadece bir yiyecek değil, “Benim bu karakterle kurduğum bağı kabul edin” diyen bir sosyal bir sembol olarak karşımıza çıkmaktadır.

Samimiyet Arayışımız Nereden Geliyor?

Pinterest

Sosyal medya sosyolojisi üzerine çalışan uzmanlar, son yıllarda mükemmellik yorgunluğu yaşandığını belirtiyor. Instagram’ın kusursuz filtrelerinin yerini, TikTok’un daha kaotik ve başkası adına utandıran duygusu olmaktan korkmayan doğallığı alıyor.

“Hear Me Out” akımı, tam da bu noktada bir samimiyet testi işlevi görüyor. Kişi, toplumun  güzellik standartlarına uymayan bir karaktere duyduğu ilgiyi açık ederek aslında kendi kusurlarını ve garipliklerini de masaya yatırıyor. Araştırmalar, bu tür kendini açık etmenin arkadaş grupları arasındaki bağları güçlendirdiğini gösteriyor. Çünkü garipliğimizi paylaştığımız insanlar, aslında güvenli alanımızdır.

Bir Dilim Kabul Görme İsteği

Sonuç olarak o yamuk kesilmiş pastaların üzerindeki tuhaf karakterler, sadece sosyal medya akımı değildir. Onlar, modern insanın mükemmel olanı sevmek zorunda olmasını çeşitli yollara dayatılmasına karşı ufak bir başkaldırısı. Belki de bir dahaki sefere bir arkadaşınız, üzerinde garip bir çizgi film karakteri olan pastayla karşınıza çıkıp “Beni bir dinleyin” dediğinde, olaya sadece mizahi olarak bakmamak gerek. Arkadaşınız sizi, bu tatmin edilmesi imkansız toplumsal normlara karşı başlattığı isyana ortak etmek istiyor olabilir.

Kaynakça

  • Horton, D., & Wohl, R. R. (1956). “Mass Communication and Para-Social Interaction: Observations on Intimacy at a Distance.” Psychiatry.
  • Giles, D. C. (2002). “Parasocial Interaction: A Review of the Literature and a Model for Future Research.” Media Psychology.
  • Jenkins, H. (1992). Textual Poachers: Television Fans and Participatory Culture. Routledge.
Bu içeriğin her türlü sorumluluğu ve hakları, yazar(lar)ına aittir.
Bu içerik, Temsil.org editör ekibinin ve bu sitedeki diğer içerik üreticilerinin görüşlerini yansıtmaz.