Güzellik anlayışı günümüzde sadece güzel görünmekle sınırlı değil; tam olarak nasıl görünmemiz gerektiğini bizlere söyleyen bir dile sahip. Bir dönem farklılıklarla var olabilen bu alan, bugün sosyal medyanın etkisiyle tek bir kusursuzluk fikriyle daralıyor. Bu kusursuzluğu sağlamayı vaat eden markalar ve “doğal” etiketiyle sunulan estetik algısı, artık yalnızca yetişkinleri değil, buna ihtiyacı bile olmayan çocukları da içine çekiyor. Cilt bakımının bir tercih olmaktan çıkıp erken yaşlarda bir zorunluluk gibi gösterildiği bu yeni düzen, aynaya bakma biçimimizi de etkiliyor. Bu yazıyla, sessizce dayatılan kusursuzluk fikrini ve çocuklukla kesişen cilt bakım kültürünü sorguluyoruz.
Parlak Farklılıktan Sessiz Kusursuzluğa
Çok yakın bir geçmişte, 21. yüzyılın başında güzellik, fark edilmek ve kalabalığın içinden sıyrılmakla özdeşleşiyordu. Belirli bir ortak beğeni elbette vardı; ancak kendine özgü güzellikler de toplum tarafından görünüp kabul ediliyordu. Trendler yine vardı ama insanlar kendilerini nasıl görmek istiyorlarsa öyle yansıtma ve “farklı olabilme” cesaretine sahipti. Örneğin makyajda ruj kullanımında hem parlak ama renksiz dudaklar hem de canlı renkteki dudakların kullanımı yaygındı; gözlerde mavi farlar da belirgin koyu siyahlar da hâkimdi ve bu çeşitlilik beğeninin bir parçasıydı. Günümüzde ise sosyal medyanın tek tip beğeni algısıyla beraber bunun tam tersi bir arzu ortaya çıkıyor.
- Onedio
- Onedio
Doğallık vaadiyle sunulan “Clean Girl” estetiği, güzellik açısından tek bir doğruyu kabul eden, hiçbir şey sürülmemiş hissi veren kusursuz yüzleri ideal hâline getiriyor. Ancak bu estetik algısı, eski dönemdeki gibi bir rahatlık ve özgürlük alanı sunmaktan çok sessiz bir kusursuzluk standardı dayatıyor. TikTok ve Instagram başta olmak üzere sosyal medya platformlarındaki filtreler ve marka sahiplerinin pazarladığı cilt bakım rutinleriyle beraber pürüzsüz bir cilt, kusursuz göz-dudak görünümüyle artık herkes sadece güzel görünmek değil mükemmel olmak istiyor. Bu durum da zamanla kullanıcıların aynadaki yansımalarını kusurlu görmelerine neden olup daha fazla bakım rutinine, daha fazla ürün kullanımına ve hatta estetik operasyonlara yöneltiyor.
Henüz İhtiyacı Yokken: Çocukluk ve Cilt Bakımı
Kozmetik ve cilt bakımı markaları, bir pazarlama stratejisi olarak ileride ortaya çıkabilecek cilt problemlerini önleme söylemiyle ürünlerini çok daha erken yaşlara taşımaktadır. Henüz çocukluk diyebileceğimiz döneminde sayılabilecek bu yaş gruplarına yönelik hazırlanan reklamlar, çocukların rol model aldığı influencerlar aracılığıyla ve markaların en etkili araçlarından biri olan sosyal medya sayesinde hedef kitlelerine kolaylıkla ulaşmaktalar. Gelişim çağında ve etkilenmeye oldukça açık olan çocuklar ve gençler için bu durum, yalnızca bakım gibi olumlu görünen alışkanlıkların değil, aynı zamanda sağlıksız beden algılarının ve gerçekçi olmayan yaşam biçimlerinin de hızla yayılmasına zemin hazırlıyor.
- Shutterstock
Günden güne daha net sınırlarla tanımlanan ve sürekli yeniden üretilen “cilt bakımı şart” söylemi de ne yazık ki bu ortamlarda henüz ergenliğe bile girmemiş bireylerin karşısına çıkıyor ve kabul görüyor. Oysa bu yaş grubundaki çocukların cildi, eğer özel bir durum yoksa, çoğu zaman tertemiz, doğal ve kendi dengesini sağlayabilecek bir yapıda. Buna rağmen sosyal medyada dolaşıma girip sunulan içerikler, çocukları ve gençleri aslında hiç ihtiyaç duymadıkları ürünlerle tanıştırıyor. Cilt bakımı tek bir ürünle sınırlı kalmayıp bir rutin olarak sunulduğundan, doğru olanın hepsini kullanmak olduğunu düşünüyorlar ve bu, tekrar eden bir alışkanlığa dönüşüyor. Zamanla bu tekrar, cildin bakım olmadan, kendi hâliyle eksik ya da yetersiz olduğu algısını oluşturuyor ve çocuklukta henüz gerekli olmayan bir tüketim alışkanlığını normalleştiriyor.
Kaynakça
- Özbey, H., & Gültekin, M. (2021). Lise Öğrencilerinde Beden Algısı ve Benlik Saygısı Arasındaki İlişkinin Medya ve Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 23(2), 429-441.
- Öngören, B., & İntizamoğlu, M. (2025). Sosyal Medya ve İnternet Kullanımının Beden İmajı Üzerindeki Etkisi. İmgelem, Yeni Medya Çalışmaları, 145-168.
- Nayab Fatima, & Erdoğdu, A. (2025). Markaların İnfluencer Pazarlamasının Z Kuşağının Satın Alma Kararlarına Etkisi: Türkiye örneği. Journal of Life Economics.







Yorumunuzu Yayınlayın