Yellowstone sadece bir millî park değil; doğa, bilim ve Amerikan mitolojisinin kesiştiği eşsiz bir alandır. ABD’nin hazinelerinden olan Yellowstone, ekolojik tahribatın hat safhada olduğu dünyamızda varlığını bir umut ışığı gibi sürdürmektedir. Doğayı korumak adına atılan adımlardan biri olarak dünyanın ilk milli parkı olma özelliğini taşır.
YEŞİLİN GÜVENCESİ: MİLLÎ PARKLAR
Hük2ûmetler doğal çevreyi korumak adına belirli bölgeleri ulusal park statüsüne alarak birtakım politikalar çerçevesinde yönetirler. Arazinin, canlı yaşamının ve tür çeşitliliğinin korunması ve geleceğe de aynı doğayı bırakmak hükûmetlerin bu politikalarında güttüğü başlıca hedeftir.
Milli parkların öncelikli amacı doğal ve kültürel varlıkları korumak ve ekosistem fonksiyonlarını korumak olmakla birlikte bu parklar, aynı zamanda açık hava rekreasyon faaliyetleri için de önemli alanlardır (Jim, 1989). Milli parkların hepsi ekosistemin korunması adına değerli olmakla birlikte birkaçı öne çıkmaktadır. Kuzeydoğu Grönland Millî Parkı, Yosemite, Iguazu, Yellowstone bunlara örnek verilebilir.

İLK ULUSAL PARK: YELLOWSTONE
Idaho, Wyoming ve Montana eyalet sınırları içerisinde bulunan Yellowstone Millî Parkı 1872’de devlet başkanı Ullyses S. Grant’ın imzasıyla ABD’nin ve dünyanın ilk ulusal parkı olmuştur.
Yellowstone Millî Park fikrinin ilk kez hayata geçirildiği doğal alan olarak tarihe geçmiştir. Burada filizlenen doğayı koruma anlayışı bugün dünya genelinde yaklaşık 7000 millî parkla yaşamaya devam etmektedir. Yellowstone Milli Parkı yaklaşık 8987 km²’lik bir alanı kaplamaktadır. Bu da ortalama bir ABD eyaleti kadar büyük bir alana tekabül etmektedir.

cografyabilim
UNESCO DÜNYA MİRASI ALANI
Milli parklar, hükûmetlerin turizm politikalarında da önemli bir yere sahiplerdir. Ancak bu faaliyetlerin sürdürülmesi esnasında doğaya zarar verilmesinin önüne geçilir ve bu doğrultuda politikalar uygulanır. Milli parkları ziyaret etmek sürdürülebilir turizmi desteklemek adına oldukça önem teşkil eder. Millî park ziyaretleri yerel kalkınmayı desteklerden birçok doğa olayını yerinde gözlemleme imkânı sunmaktadır.
1978 yılında UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak tanınan Yellowstone yıl içerisinde milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Ziyaretçilere çevre bilinci, jeoloji, ekoloji açısından harika deneyimler sunmasının yanında bilim insanları için de bir laboratuvar görevi görmektedir.

wyofile
YERLİ AMERİKALILAR İÇİN YAŞAYAN BİR MİRAS
Yellowstone sadece doğasıyla değil, tarihî arka planıyla da oldukça önem teşkil eden bir coğrafyadır. Millî park olmadan önce on bin yılı aşkın bir süre boyunca yerli Amerika topluluklarının yaşam alanıydı. Bu kadim topraklarda insanlar avlandı, balık tuttu, şifalı bitkiler topladı; obsdiyen çıkardı ve yerin derinliklerinden yükselen termal suları hem kutsal ritüellerinde hem de iyileştirici amaçlarla kullandılar.
Bugün park sınırları içerisinde yer alan topraklar ve doğal kaynaklarla tarihsel ve çağdaş bağlarını sürdüren 27 kabile bulunmaktadır. Bu topraklar yerli Amerikalılar için sadece bir coğrafya değil, kuşaklar boyunca aktarılan bir benlik alanıdır.

DOĞA VE VAHŞİ YAŞAM
Park, aktif bir volkan kalderasının üzerinde bulunmaktadır. Dünyadaki gayzerlerin büyük bir çoğunluğuna ev sahipliği yapan parkta Old Faithful doksan dakikada bir su püskürterek canlılığını hatırlatır. Rengârenk sıcak su kaynakları, derin kanyonlar, coşkuyla akan şelaleler ve dingin göllerle çevrili bu coğrafyada; sık ormanların arasında vahşi yaşamın izlerine de rastlamak mümkündür.
Bir zamanlar Avrupalı ve Amerikalı yerleşimcilerin ve profesyonel avcıların kitlesel katliamı sebebiyle yok olmanın eşiğine gelen görkemli bizonlar artık binlerce bireyden oluşan sürüler hâlinde özgürce dolaşmaktadır. Geyikler, kartallar ve boz ayıların yanında 1995 yılında parka geri kazandırılan kurtlar ekosistemin tamamlayıcılarındandır.

beautifulgeology
KEŞİF VE MACERA OLANAKLARI
Yellowstone doğayla bütünleşmek isteyenler için benzersiz aktivite olanakları sunar. Uzun yürüyüş rotaları, fotoğrafçılar için ilham kaynağı olan manzaralarla bütünleşirken; kano faaliyetinde bulunmak ve doğanın sessizliğinde kamp yapmak için Yellowstone mükemmel bir seçenektir. Kamp severler, yaklaşık 2000 kişi kapasiteli 12 kamp alanından birini seçerek bu muhteşem deneyimi edinebilirler.

nomadswithapurpose
BÜYÜK YANGIN
Tüm bu güzelliklerinin yanında Yellowstone 1988 yılında büyük bir yangınla karşı karşıya kalmıştır. Aylarca süren yangınlar sonucunda parkın üçte biri küle dönmüştür. Doğa ilerleyen zamanlarda kendini onarmaya başlamış olsa da yangının etkisi uzun süre ekosistemin işleyişini etkilemiştir.

KAYNAKÇA:
- https://www.britannica.com/place/Yellowstone-National-Park/Development-of-the-park
- https://gezimanya.com/yellowstone-ulusal-parki
- https://www.britannica.com/place/Yellowstone-National-Park
- https://www.nps.gov/yell/planyourvisit/attend-indigenous-cultural-events.htm
- Jim CY. (1989). Visitor Management in Recreation Areas. Environmental Conservation. 16(1):19-32.

Yorumunuzu Yayınlayın